Hani bir örnek vardır ya

Düğmeyi baştan yanlış iliklersen sonuna kadar öylem gider.

Zonguldak’ta aynen böyle

Zonguldak çarpık yapılaşma konusunda en baştaki düğme yanlış iliklenerek bugüne kadar gelinmiş

Zonguldak’ın tarihi Cumhuriyetten önceye dayanır

Kömürle var olmuş olan Zonguldak maalesef kuruluşundan bugüne kadar hep çarpık yapılaşmaya maruz kaldı.

Yerel yönetimlerin beceriksizlikleri sonucu Zonguldak hep çarpık yapılaşma yüzünden yanlış büyüdü.

Hep bugüne bakıldı ama hiç yarın düşünülmedi

Ve gelinen bu noktada Zonguldak sadece emeklinin değil çarpık yapılaşmanın da başkenti oldu.

Çarpık yapılaşma o derece sorun ki artık istese de çözümlemiyor.

Aslında bir tek çözümü var

Zonguldak’ı komple yıkıp yeniden yapılar inşa etmek ama oda imkansız olduğuna göre

Çarpık yapılaşma ile Zonguldak birlikte yaşamak zorunda.

Tabi ki bu sorun sadece merkezi değil ilçeleri de kapsıyor.

Aynı şekilde ilçelerde çarpık yapılaşma alabildiğine çok fazla.

Nasıl düzelir bilemem ama Zonguldak ve diğer ilçe belediyelerin işi hiçte kolayı değil.

**

HAYAT: 

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı."Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak, çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

"Tadı nasıl?"

"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.

"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,

"Hayır" diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi:

"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey, ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."