Ayasofya açılsın, hasret sona ersin

Ayasofya açılsın, hasret sona ersin

Ayasofya açılsın, hasret sona ersin

Diyanet-Sen Zonguldak Şube Başkanı Halil İbrahim Kulaç, Ayasofya’nın 1934 yılında müzeye çevrildiğini hatırlatarak “Ayasofya Camii o gün bu gündür tam 86 yıldır mahzun. Onunla birlikte tüm Müslümanlar mahzun ve Ayasofya tekrar camiye çevrilene kadar da mahzun olmaya devam edecektir.” Dedi.

Kulaç,  Ayasofya’nın ibadete açılmasını istemelerinin elbette cami ihtiyacından değil, İstanbul’u fetheden şanlı Sultan’a, onun kahraman askerlerine vefa borcumuzun gereği olduğunu belirtti
Ayasofya’nın bir an önce camiye çevrilmesi gerektiğini söyleyen Kulaç’ın açıklamaları şöyle:

FETHİN SEMBOLÜ OLARAK AYASOFYA’YI CAMİYE ÇEVİREN SULTAN FÂTİH AYASOFYA’YI VAKIF OLARAK MİLLETİNE EMANET ETMİŞTİR
"1930 yılında tamirat gerekçesiyle ibadete kapatılan, 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrilen ve bir yıl sonra da ziyarete açılan Ayasofya Camii o gün bu gündür tam 86 yıldır mahzun. Onunla birlikte tüm Müslümanlar mahzun ve Ayasofya tekrar camiye çevrilene kadar da mahzun olmaya devam edecekler. Fethin sembolü olarak Ayasofya’yı camiye çeviren Sultan Fâtih Ayasofya’yı vakıf olarak milletine emanet etmiştir. Bu nedenledir ki Ayasofya’nın müzeye çevrilmesini bu millet içine sindirememiştir. Emanete sahip çıkamadığı için hüzünlüdür. Bu millet Ayasofya’nın bugünkü durumunu asla hazmedemiyor.
Bu yüzdendir ki Ayasofya hasretini anlatan yüzlerce şiirler, yazılar kaleme alınmıştır. Arif Nihat Asya’dan, Necip Fazıl’a, Ali Ulvi Kurucu’dan, Osman Yüksel’e şairlerimiz bu hasreti anlatmıştır. İşte bu hasreti en güzel anlatan şiirlerden birisi de Adem Armağan’ın aşağıdaki şiiridir:

AYASOFYA MAHZUN
Ayasofya seni,gözyaşıyla yazıyorum!
Minarenden ezan sesini duyamıyorum,
Fatih'in yadiğarısın seni özlüyorum,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hale kim koydu?

Tekbir, tehlil, tesbih sesleri duyulmaz oldu,
Bir zamanlar için, namaz kılanlarla doldu,
Ezanların sustu,çehren üzüntüden soldu,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hale kim koydu?

Batının kilidi var! kapısı açılmıyor!
Mihrab'ından Kur'an sesi niçin duyulmuyor?
Kürsün ve minberinden nasihat verilmiyor,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu?

Açılman için Fatih'i mi bekleyeceğiz?
Müslüman liderle camiye çevireceğiz,
Ezan sesiyle de fezayı inleteceğiz!
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu?

Fatih'in askerleri cesur, düşmanı boğdu,
Kul Armağan diyor ki; Hak’da batılı koğdu,
Hamdolsun ki ülkemde,sönmeyen güneş doğdu,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu? 

Ayasofya’nın ibadete açılmasını istememiz elbette cami ihtiyacından değildir. İstanbul’u fetheden şanlı Sultan’a, onun kahraman askerlerine vefa borcumuzun gereğidir. Peygamber Efendimiz (SAV) olan hürmetimizin gereğidir. 

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl seçim döneminde "Ayasofya'yı cami ismi ile müsemma haline getiririz. Seçimlerden sonra Ayasofya'yı aslına rücu ettiririz” şeklinde konuşmuştu. Yıllardır Ayasofya’nın ibadete açılmasının hasretini çeken bu millet sizlerden verdiğiniz sözleri yerine getirmenizi Bayram ile birlikte Ayasofya’nın ibadete açılma müjdesini beklemektedir.
Ayasofya’nın ibadete açılma zamanı gelmiştir. Ayasofya, bu milletin izzeti, şerefi, onur ve haysiyetidir. Daha fazla uzatmadan bu müjdeyi sizlerden bekliyoruz.

(Haber-Ercan Demir)

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2020, 16:40
YORUM EKLE

banner43

banner261

banner292

banner34

banner266

banner94

banner31

banner44

banner286