İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜNÜN 100. YILI

Tam 100. Yıl.

Bir asır.

Dile kolay.

Bu sene de 100. Yıl.

İstiklal Marşımızın Kabulünün 100. Yılı ve etkinlikleri.

Zonguldak’ta da anma etkinlikleri var.

Zonguldak Valiliğimizin düzenlediği, Sayın Valimiz Mustafa Tutulmaz’ ın katılacağı, İstiklal Marşı’nın kabul edildiği günü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü ile ilgili Zonguldak ERDEMİR Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen  ve program, 12 Mart Cuma günü saat 11.00 de, bizler tabi ki inşallah önemle yer alacağız. 

Bugün istiklal marşımızın kabulünün 100. Yılından bahsedeceğiz.

Söz edeceğiz.

 İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY'un yazdığı milletimizin onurlu mücadelesini ve bağımsızlığını vurgulayan, İstiklal Marşımızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 100. Yıldönümünü kutluyoruz. 

Yurdumuzun birçok yeri düşman işgali altındayken halkımız kadını, erkeği, çocuğu ve askeriyle ülkesi için zor şartlar altında bir karış toprağını vermemek için mücadele verirken, Mehmet Akif ERSOY milletimize cesaret vermek, duygularını harekete geçirmek üzere İstiklal Marşımızı yazmıştır. 

İstiklal Marşı, halkımızın bağımsızlık savaşını ölümsüzleştiren, eşsiz bir eserdir. Mehmet Akif ERSOY, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" derken; verilen mücadelenin zorluğunu ifade etmiştir.

 İstiklal Marşımız milletimizin Atatürk önderliğinde, tarihin akışını değiştiren bir kahramanlık destanının anlatımıdır.

"Doğduğumdan beridir aşığım istiklale" diyen Mehmet Akif ERSOY, "İstiklal Marşı" adını verdiği şiirini İstiklal Harbinde kanının son damlasına kadar mücadele eden Kahraman Ordumuza ithaf etmiştir. İstiklal, tarih boyunca meftunu olduğumuz ve uğruna pek çok acılara katlandığımız, hiçbir zaman ödün vermediğimiz değerimizdir. 

İstiklal Marşımız bütünüyle aziz milletimizin karakterini yansıtmaktadır. 

İstiklal Marşımızın mana derinliğinde barınan duygular milletimizin öz benliğinden damıtılmıştır. Bayrak, sancak, ezan, hak, şahadet, din gibi kelime ve kavramlar milletimizi var eden değerlerimizdir. Milletimize istiklal azmini veren gazilik ve şehitlik gibi manevi mertebelerdir. 

Manevi duygulardan arındırılmış bir mücadelenin sürdürülmesi imkansızdır. İstiklal mücadelesinde değerlerinin ayaklar altına alınmamasının mücadelesini veren milletimizin coşkunluğunu anlatan İstiklal Marşımız, milletimiz var oldukça ortak hisleri veren ve milletimizi tanımlayan bir eser olarak var olacaktır. 

Bu duygu ve düşüncelerle İstiklal Marşımızın Kabulünün 100. Yıldönümünü kutluyor, İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif ERSOY'u ve Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını, ebediyete intikal etmiş bütün şehitlerimizi şükranla ve saygıyla anıyoruz.

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ SÜRECİ…

Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921’de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine, Ankara’daki TaceddinDergahı’nda yazdığı ve İstiklal Harbi’ni verecek olan Türk Ordusu’na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif’in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı’nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur. Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı’nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat’a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı’nın Türk Milleti’nin eseri olduğunu beyan etmiştir.

MEHMET AKİF ERSOY KİMDİR?

20 Aralık 1873’te İstanbul’da doğan Ersoy’ın babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, Osmanlı Devleti’ne bağlı Arnavutluk’un İpek kazasına bağlı Şuşise Köyü’nden İstanbul’a gelmişti. Ersoy’un annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi’nin kızı olarak Samsun’da doğmuştu. Mehmet Tahir Efendi, ona ebced hesabıyla doğduğu yıl olan 1290’a karşılık gelen Rağıf ismini vermişse de çevresi tarafından Akif olarak çağrıldı. Akif dışında bir de Nuriye adında bir kızları bulunuyordu.

Mehmet Akif, İstanbul’da Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh Mahallesi’nde doğdu. Çocukluğu Osmanlı Devleti’nin “hasta adam” olarak nitelendirildiği döneme denk geldi. 1878 yılında, Akif 4 yaşındayken Fatih’de Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi’ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı.

Babasının yazın Emin Paşa’nın çocuklarına ders vermesi sebebiyle Emin Paşa’nın çocukları ile arkadaşlık kurdu. Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini tamamlayarak Fatih Merkez Rüştiyesi’ne başladı. Ayrıca Fatih Camii’nde Esad Dede’nin İran Edebiyatı derslerine katılıyordu. Lise eğitiminde Mülkiye’nin İdadi bölümünde başladıktan sonra yüksek kısmına geçti. Kısa bir süre sonra evlerinin yanması ve babasının vefatı sebebiyle okula devam edemeyip sivil veterinerlik okulu olan Baytar Mektebi’ne geçti. Şiirle ilgisi bu dönemde başlayan Mehmet Akif, ilk şiirlerini bu dönemde yazmaya başladı.

İSTİKLAL MARŞI’NI TÜRK MİLLETİ’NE ARMAĞAN ETTİ

Mehmet Akif Ersoy’un en önemli eseri olan “Safahat”, 7 kitaptan oluşmaktadır. 1911 yılında yazdığı birinci bölümde Osmanlı toplumunun meşrutiyet dönemini; 1912 yılında yazdığı “Süleymaniye Kürsüsünde” adlı ikinci kitapta, Osmanlı aydınlarını işlemiştir. 1913’de Safahat’ın üçüncü bölümü olan “Halkın Sesleri”ni ve 1914 yılında dördüncü bölüm “Fatih Kürsüsünde”yi yazdı. Ardından 1917 tarihli “Hatıralar” ve I. Dünya Savaşı hakkında görüşlerinin yer aldığı 1924 tarihli “Asım”ı yazdı. Son ve 7. bölüm olan “Gölgeler”i 1933 yılında yazdı. Şiirlerinin toplu olarak yer aldığı 7 kitaplık eserine “İstiklal Marşı”nı koymayarak bu eserini Türk Milleti’ne armağan etmişti.

YORUM EKLE

banner302

banner261

banner301

banner300

banner266

banner297

banner94

banner31

banner44

banner303

banner299

banner114