ERHAN ÇAKMAK'IN KALEMİNDEN

ERHAN ÇAKMAK'IN KALEMİNDEN

İlimiz vadi cenahında bir "oda" başkanı…
Yıllardır bu görevi sürdürüyor.
Ona "artist" diyenler var.
Daha çok, "artistvari" giyim kuşamı nedeniyle böyle söyleniyor.
Giyim-kuşamı ve abartılı yaşamı ile dikkat çeken bu oda başkanının kendisi ile birlikte "odasını" da batırdığı rivayet ediliyor.
Kendileri "zenginlik" içinde yaşayıp, temsil ettiği oda için "yoksulluk edebiyatı" yapan oda başkanlarından biri olmalı…
***
Önce şu konuya açıklık getirelim…
Bir meslek odası "hangi nedenle" batmış olabilir?
Varsa kira bedeli, birkaç personel maaşı ve rutin giderler dışında, harcama kalemleri yok…
Bunun karşılığında üyelerden tahsil edilen aidatlar, muhasebe ücretleri, evrak işlem ücretleri ve benzeri gelir kalemleri var.
O halde neden batıyor?..
Aidatlar ödenmiyorsa unun "yasal karşılığı" uygulanır.
Uygulanmıyorsa, yine ortada bir "zafiyet" var demektir.
Odaların "batması" için sebep yoktur ortada…
" Görünmeyen" giderleri varsa, orası başka…
**
Hepsi değil ama, yukarıda söz ettiğimiz bazı meslek odaları dahil, bazı kurumlar, gazetelerin abonelik tekliflerini "tasarruf tedbirleri" ve "battık-gittik" edebiyatı ile geri çeviriyor.
Amenna…
Kimse gazetelere abone olmak zorunda değil…
Ancak bir de bakıyoruz ki, "tasarruf tedbirlerine" sığınan bazı kurumlarda "milyonluk" yolsuzluk tartışmaları yaşanıyor.
O zaman şu sözü muhataplarına göndermek gerekiyor.
" Keşke gazete aboneliklerinden değil de, yolsuzluktan tasarruf etseydiniz"
( Erhan ÇAKMAK )

YORUM EKLE

banner261

banner301

banner300

banner266

banner297

banner94

banner31

banner44

banner299

banner114