ZONGULDAK’A ORTAK HAREKET EDEN ORTAK AKIL LAZIM

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Dedeman Otel’de toplum öndeleri, sivil toplum kuruluşları ve muhtarlarla bir araya geldi.

Toplantının gazetecilere açık bölümünde özellikle ekonomiden bahseden Kılıçdaroğlu, taşkömürü ithalatına da tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, 1.5 milyar ton rezerve sahip olduğumuz taşkömürünün neden üretilmediğini sordu.

Yıllık 38 milyon ton tükettiğimiz taşkömürünün, 35 milyon tonunu ithal ettiğimizin altını çizdi.

CHP Genel Başkanı, burnumuzun dibindeki demir-çelik fabrikalarının kömürü dışardan getirdiklerine, Zonguldak kömürü kullanmadıklarına dikkat çekti.

Zonguldak bu gerçeği yıllardır sorguluyor.

Yıllardır TTK’ya işçi alınması gerektiğini…

Üretimin artması gerektiğini haykırıyor.

Bakın, dünkü Yeni Adım Gazetesi’nin manşetinde bu mesele var.

Dünkü benim köşe yazımda da taşkömürü ithalatı ve demir-çelik sektörünün ithal kömür kullanması var.

Bugün Zonguldak’ta hangi siyasi partinin il başkanına sorarsanız sorun, ‘TTK’ya işçi alınmalı, kömür üreti arttırılmalı’ der.

Yani Zonguldak’taki taşkömürü ve TTK gerçeğini bilmeyen yok.

Üstelik baktığınızda herkes de bu konuda hemfikir.

Ak Parti aynı şeyi söylüyor.

CHP aynı şeyi söylüyor.

MHP ve İYİ parti aynı şeyi söylüyor.

Ortak söylem, ‘TTK’ya işçi alınmalı, üretim arttırılmalı.’

İktidar da muhalefet de hem sorunun farkında hem çözümün.

Ama ne hikmetse bu sorun yıllardır çözülemiyor.

Oysa sorun da belli, çözüm de…

Üstelik belki de ilk kez hem iktidar hem de muhalefet temsilcileri bir sorunda ve çözümünde aynı fikirdeler.

Sanırım Zonguldak’ı temsil eden siyasetçilerimiz bu konuda bir yerde yanlış yapıyorlar.

Ya Ankara’da olayın Zonguldak için ciddiyetini ve önemini anlatamıyorlar.

Yada anlatıyorlar ama anlayan, dinleyen veya ciddiye alan yok.

Öncelikle milletvekillerimizin TTK, özel oacaklar ve taşkömürü meselesine bakışlarını değiştirmeleri gerekiyor.

Hazır Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan son dönemlerde sık sık ‘yerli ve milli’ vurgusu yapıyorken, taşkömüründe dışa bağımlılığımızı, taşkömürüne verdiğimiz milyar dolarları anlatmak çok da zor olmasa gerek.

Az uz değil.

Türkiye’nin yılllık taşkömürüne verdiği para 3.5 milyar dolar.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği gibi; Taşkömüründeki dışa bağımlılığımız nedeniyle Zonguldak da kaybediyor, ülkemiz de…

Zonguldak ve havza topraklarının altında 1.5 milyar ton taşkömürü rezervi var.

Biz ise bunun yılda sadece 1 milyon tonunu çıkarabiliyoruz.

Evet Zonguldak olarak kaybediyoruz.

Türkiye olarak kaybediyoruz.

Var olanı çıkarmak için çaba harcamak, kafa yormak yerine, ithal ediyoruz.

Bu sadece Zonguldak meselesi değil.

Bu ulusal ve milli bir mesele.

Zonguldak’ın dinamikleri taşkömürü konusunda teoride aynı fikirde olsa da, iş pratiğe geldiğinde saflar değişiyor.

Zaten Zonguldak’ın ortak hareket edememek gibi bir engeli var.

Kendin dinamikleri, kentin ortak çıkarları sözkonusu olduğunda maalesef topu taça atabiliyor.

Eğer sorun Zonguldak’ın ortak sorunuysa…

Neden herkes ayrı telden çalıp-oynuyor?

Çünkü kentin çıkarları ile kentin çıkarlarını koruması gereken kişilerin, kendi çıkarları ile kentin çıkarları örtüşmüyor.

Her şey sözde kalıyor.

Yeri gelince 5 milletvekili, Ankara’da Zonguldak konusunda ortak hareket ettiklerini söylüyorlar.

Demek ki 5 milletvekili bir olup, uğraşsalar da Zonguldak’ın derdine deva olamıyorlar.

Demek ki daha çok kişi ve kurum lazım bu derde deva bulmak için.

Sendikalar, ticaret ve sanayi odaları, maden mühendisleri odası, maden teknikerleri odası, belediye başkanları, muhtarlar…

Kısacası Zonguldak’ın tüm dinamikleri bir araya gelip, Ankara’ya çıkarma yapmak lazım.

Cumhurbaşkanı’nın, Enerji Bakanı’nın makamına 5 kişiyle değil, 50 kişiyle çıkmak lazım.

Ankara’da vekiller yeterli olamıyorsa, asıl olan milletin Zonguldak’a sahip çıkması lazım.

Buradan milletvekillerine haksızlık da etmek istemiyorum.

Tabi ki birşeyler yapıyorlar.

Tabi ki Zonguldak’a hizmet alabilmek için Ankara’da çaba sarf ediyorlar.

Çabalarının karşılığını da Zonguldak yatırım olarak alıyor zaten

Ama şu açıdan bakmak lazım;

Zonguldak’ın kaderi taşkömürüne bağlı.

Taşkömürü varsa Zonguldak için umut var.

Taşkömürü yoksa, Zonguldak için umut yok demektir.

Gelecek yok demektir.

İşsizliğin, yoksulluğun olduğu bir kente, sahil düzenlemesi yapsanız ne olur, yapmasanız ne olur…

Tüneller açsanı, her yeri asfalt yapsanız ne değişir.

Zonguldak’ın emeklilerle, işsizlerle, aç insanlarla dolu bir sahil kasabası olmasını istemiyorsak, asıl sorunu ortadan kaldırmalıyız.

Daha önce de dikkat çektiğim gibi;

Ekonomisi güçlü, halkı mutlu, yarınlara umutla bakan bir Zonguldak istiyorsak, hep birlikte yerin altındaki taşkömürünü, yerin üstüne çıkarmanın bir yolunu bulmalıyız.

Yoksa genel başkanlar gelmiş, bakanlar gelmiş…

Bu bizim derdimize deva olmaz.

Biz zaten Zonguldak olarak derdimizi biliyoruz.

Her gelen derdimizi tazelemekten başka bir şey yapmıyor.

Bize ortak hareket eden, ortak bir akıl lazım.

YORUM EKLE

banner302

banner261

banner300

banner314

banner303

banner313

banner94

banner31

banner299

banner319

banner320

banner266