Cumhuriyet Gazetesi'nden Aytunç Ürkmez'in haberine göre gazeteci ve akademisyen Ahmet Taner Kışlalı’nın, katledilmeden önce Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesi ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) ve ADD Bolu Şubesi’nde yaptığı konuşmalar yıllar sonra ortaya çıktı. Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı kayıtlarda Kışlalı’nın, demokratik toplumun temel şartlarına ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekti.
Kemalist düşüncenin önemli isimlerinden Kışlalı, konuşmalarında demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını; laiklik, eğitim, özgürlük, toplumsal uzlaşma ve güçler dengesiyle ayakta kalabileceğini vurguladı. Kışlalı’nın özellikle güçler ayrılığına ve Cumhuriyet’in temel değerlerine ilişkin sözleri, yıllar önce yaptığı uyarıları yeniden gündeme getirdi.
KIŞLALI’DAN ZONGULDAK’TA DEMOKRASİ UYARISI
Ahmet Taner Kışlalı, konuşmalarında demokrasinin sürdürülebilmesi için farklı güçlerin birbirini dengelemesi gerektiğini belirtti. Tek bir gücün egemen olduğu sistemlerde özgürlüklerin tehlikeye gireceğine dikkat çeken Kışlalı, demokratik düzenin temel şartlarını anlattı.
Kışlalı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasinin olması için bir güç dengesinin olması gerekir. Güç gücü dengelemezse demokrasi olmaz. Gücün gücü dengelemediği yerde tek bir güç egemen demektir. Tek bir gücün egemenliği altında da ancak o gücün istekleri doğrultusunda insanlar düşünme, hareket etme özgürlüğüne sahip demektir.”
Kışlalı, demokrasinin gelişmesi için ekonomik ve toplumsal koşulların da iyileştirilmesi gerektiğini belirterek sanayileşme, kentleşme, eğitim ve iletişim olanaklarının önemine değindi.
“DEMOKRASİ BİR ÇİÇEK GİBİDİR”
Demokrasiyi bir çiçeğe benzeten Kışlalı, demokratik yönetimin yaşayabilmesi için uygun koşulların oluşturulması gerektiğini söyledi. Yoksullukla mücadele, eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve iletişim araçlarının yaygınlaştırılmasının önemini vurgulayan Kışlalı, toplumun farklı kesimleri arasında ortak bir kamuoyu oluşmasının gerekliliğine işaret etti.
Kışlalı, demokratik kültürün temelinde hoşgörü ve uzlaşmanın bulunduğunu belirterek uluslaşma sürecinin de çağdaşlaşma açısından önem taşıdığını ifade etti.
“ATATÜRK’ÜN CUMHURİYETİNİ YENİDEN KURMAK GEREKİR”
Kışlalı’nın konuşmalarında öne çıkan başlıklardan biri de laiklik ve Cumhuriyet’in temel değerleri oldu. Laikliği demokratik kültürün vazgeçilmez koşullarından biri olarak değerlendiren Kışlalı, eğitim politikaları ve kamu kurumlarındaki yapılanma üzerinden eleştirilerde bulundu.
Kışlalı, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Eğer bugün içinde yaşadığımız Türkiye’nin son 20 yılında, laik okullarda okuyanların sayısı 3 katına çıkarken, imam hatiplerde okuyan çocukların sayısı 14 katına çıkmışsa bu Atatürk’ün Türkiye’si değildir.”
Cumhuriyet’in temel ilkelerinin korunmasının ötesinde, bu ilkelerin çağın koşullarına uygun biçimde yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Kışlalı, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Artık önemli olan Atatürk’ün cumhuriyetini korumak değildir. O öze uygun, 2000’in koşullarının gerekliliklerine uygun olarak Atatürk’ün cumhuriyetini yeniden kurmaktır.”
KEMALİZMİ UNUTANLARA UĞUR MUMCU ÜZERİNDEN MESAJ
Ahmet Taner Kışlalı, gazeteci Uğur Mumcu’nun 1993 yılında öldürülmesinin ardından Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde kaleme aldığı yazılarla da gündeme gelmişti.
Kışlalı, 28 Ocak 1996 tarihli “Niçin Uğur Mumcu?” başlıklı yazısında Kemalizmin Türkiye’deki laiklik ve demokrasi tartışmalarındaki rolüne dikkat çekmişti.
Uğur Mumcu’nun düşünsel mirasına vurgu yapan Kışlalı, Kemalizmi Türkiye’yi etnik temelde parçalamak isteyenler ve din devleti kurmayı amaçlayanlar açısından önemli bir engel olarak değerlendirmişti.
Kışlalı’nın yazısındaki “Mumcular unutulmaz ama kemalizmi unutanlar çabuk unutulur” ifadesi, onun Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlılığını ortaya koyan sözleri arasında yer aldı.
AKİT’İN HEDEF GÖSTERMESİNİN ARDINDAN KATLEDİLDİ
1939 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya gelen Ahmet Taner Kışlalı, Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Paris Üniversitesi’nde “Modern Türkiye’de Siyasi Güçler” başlıklı doktora çalışmasını tamamlayan Kışlalı, akademik kariyerinin yanı sıra siyaset ve gazetecilik alanlarında da görev yaptı.
İzmir milletvekilliği yapan Kışlalı, 1978 yılında Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde Kültür Bakanlığı görevini üstlendi. Daha sonra Cumhuriyet gazetesinde yazılarını sürdürdü.
Kışlalı, 1999 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir yazısının ardından Akit gazetesinin hedefi oldu. Fotoğrafının yayımlandığı ve üzerine kırmızı çarpı işareti konulduğu belirtilen Kışlalı, 21 Ekim 1999’da Ankara’da otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.
KIŞLALI, ÖLÜMÜNÜN 27. YILINDA ANILIYOR
Ahmet Taner Kışlalı, katledilişinin 27. yılında Ankara’da düzenlenen anma programlarıyla anılıyor. Atatürkçü Düşünce Derneği, Çankaya Belediyesi, Cumhuriyet Kitapları ve CUMOK Ankara tarafından düzenlenen program kapsamında üç ayrı noktada tören gerçekleştiriliyor.
Programın ilk bölümü saat 10.00’da Kışlalı’nın Çayyolu’ndaki Kışlalı Sokak’ta bulunan evinin önünde yapılıyor. Ardından saat 11.00’de Koru Metrosu’ndaki Kışlalı Anıtı’nda anma etkinliği düzenleniyor.
Programın son bölümü ise saat 12.30’da Kışlalı’nın Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarı başında gerçekleştiriliyor.
Kışlalı’nın yıllar önce Zonguldak ve Bolu’da yaptığı konuşmaların ortaya çıkması, onun demokrasi, laiklik ve Cumhuriyet’in geleceğine ilişkin değerlendirmelerini yeniden gündeme taşıdı.



