CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa etti. Şekerci, Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden uzaklaşmadığını açıkladı. "İçim Yanarak CHP üyeliğimden ayrılıyorum" diyen Şekerci, istifasına yönelik şöyle dedi: "Yıllarca köy köy, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarımıza hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmaya çalıştık. Bugün ise savunduğumuz bu değerlerle yaşanan sürecin bağdaşmadığını görmek, benim için en büyük üzüntü kaynağı olmuştur. İnandığımız ilkeler ile bugün karşı karşıya kaldığımız tablo arasındaki çelişki beni derinden yaralamıştır. Son dönemde yaşanan gelişmeler, benim hukuk ve demokrasi anlayışımla bağdaşmamaktadır. Partililerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesi, demokratik hayatımız açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin temelidir. Bu hakkın önünde hiçbir engelin bulunmaması gerektiğine inanıyorum."
"YSK KARARLARIYLA HİÇ KİMSE GÜVENDE DEĞİL"
Yüksek Seçim Kurulu kararlarına da değinen Çiğdem Şekerci," Siyasi görüşler farklı olabilir; ancak sandıkta ortaya çıkan iradeye ve seçilmişlerin meşruiyetine her koşulda saygı gösterilmesi bir zorunluluktur. Bugün ne yazık ki, hiç kimsenin seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvende olduğuna inanmıyorum. Bu durum, demokrasi adına hepimizi düşündürmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıyor olmam, hiçbir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinden, ilke ve devrimlerinden uzaklaştığım anlamına gelmez. Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve onun çağdaş Türkiye idealini hiçbir siyasi partinin tekeline bırakmıyoruz. Çünkü Atatürk'ün fikirleri yalnızca bir partinin değil; bu milletin ortak vicdanının ve insanlığın ortak değerlerinin bir parçasıdır."dedi.
"ATATÜRK'ÜN FİKİRLERİ EVRENSELDİR"
Atatürk'ün fikirlerinin evrensel olduğuna vurgu yapan Şekerci,"O'nun gösterdiği yol, Türkiye sınırlarına sığmayacak kadar evrenseldir. Demokrasiye, hukuka, laikliğe, bilime ve insan haklarına dayanan bu medeniyet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de yolumu aydınlatmaya devam edecektir. Atatürk'e olan bağlılığım, Cumhuriyet'e olan inancım ve hukuk devletine olan güvenim hiçbir zaman değişmeyecektir. Atatürk'ün yolundan ayrılmam benim için asla mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunun dünyaya kabul ettirildiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan ve ülkemiz adına yeni bir umut olacağına inandığım Yeni Parti'yi destekleme kararı aldım. Demokrasiye olan inancım gereği herkesin, kendi vicdanı ve özgür iradesiyle istediği siyasi oluşumun içinde yer alma hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak kullandığımız dilin ve üslubun, en az savunduğumuz fikirler kadar önemli olduğuna inanıyorum. Birbirimize saygı duyarak, demokrasimizi güçlendirebileceğimize yürekten inanıyorum." dedi.





