TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı. YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, vatandaşların yaşadığı hayat pahalılığına dikkat çekerek, “Maaşlara yapılan zamlar daha ilk aydan market raflarında eriyor. 18 aydır yüzde 30 bandına sıkıştı. İktidar, makyajlı TÜİK rakamları ile “enflasyon düşüyor” algısı oluşturmaya çalışıyor. Oysa enflasyon yüzde 30’lu seviyelere yapışmış durumda. Kamu maliyesinde, yani kamuda gerçek anlamda tasarruf sağlanmadığı için enflasyon istenilen seviyelere halen çok uzak seyrediyor. Hükümet krizin bedelini, üzerine yağmur gibi yağdırdığı, vergi, ceza ve harçlarla vatandaşa kesmeye devam ediyor. Temmuz ayı enflasyonu TÜİK'e göre aylık %1,78, yıllık %31,75 olarak açıklandı. ENAG ise aylık enflasyonu %3,07, yıllık enflasyonu ise %50,49 olarak hesapladı. Yılın ilk yedi ayında asgari ücretin maaşından 5 bin 576 TL’si eridi. eridi. Ara zam yapılmayan milyonlarca çalışan enflasyona karşı korumasız bırakıldı. Aynı şekilde Temmuz ayında %7 toplu sözleşme zammı ve %6,09 enflasyon farkı alan emeklilerin maaş artışları da TÜİK verilerine göre daha ilk aydan yüzde 1,78 eridi. Önlerinde her geçen gün daha zor geçecek 5 ayları daha var. "dedi.
"ACI REÇETE HEP VATANDAŞA KESİLİYOR"
“İktidar sözcüleri ‘enflasyon düştü’ masalı anlatıyor” diyen Yavuzyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Resmi veriler ne olursa olsun, çarşıdaki ve pazardaki gerçek hayat pahalılığı kamu çalışanlarının alım gücünü her geçen gün daha da düşürüyor. Maaşlar enflasyonu takip edemiyor, memur, asgari ücretli, emekli her ay daha fazla yoksullaşıyor. Vatandaşın kira, ulaşım ve barınma maliyetleri her ay yükselirken, iktidar sözcüleri ‘enflasyon düştü’ masalı anlatıyor. Gerçek enflasyon TÜİK tablolarında değil; pazarda, küçülen alışveriş poşetinde ve ay sonunu getiremeyen milyonların cüzdanında yazıyor. İktidar, enflasyon düştü algısı oluşturmaya çalışıyor. Oysa 18 aydır enflasyon yüzde 30’lu seviyelere adeta yerleşmiş durumda. Üretim daralıyor, esnaf, sanayici can çekişiyor. Gidişat faiz indirimi ihtimali de mümkün kılmıyor. Hükümet yüksek faiz ortamı ve sıkılaşma ile talepleri kısarak enflasyonu düşürmeye çalışıyor ancak üretim gücü kalmayan işletmeler tek tek havlu atıyor. Bu gidişat istihdam açısından da çok ciddi bir risk olarak karşımıza çıkıyor. Kamuda tasarruf yok, acı reçete hep vatandaşa kesiliyor. Kamudaki tasarruf tedbirleri sadece Merkez Bankası eliyle yapılmaya çalışılıyor. Bir yandan yüksek faiz verilerek harcamaların önüne geçilmek isteniyor, bir yandan piyasaya düzenli döviz sunularak dolar, Euro fiyatları baskılanıyor. Ancak, Kamu maliyesi yani kamuda gerçek anlamda tasarruf sağlanmadığı için enflasyon istenilen seviyelere halen çok uzak seyrediyor. Kamu kurumlarında göstermelik kısıtlamalar yapan Hükümet, yandaş şirketlere devasa teşvik ve vergi muafiyetleri sağlarken, krizin bütün yükünü, üzerine yağmur gibi yağdırdığı, vergi, ceza ve harçlarla vatandaşa kesmeye devam ediyor. Bu bir ekonomi tercihi değil, servet transferidir Bu düzen; emekçiden, emekliden ve dar gelirli vatandaştan alıp ayrıcalıklı kesimlere aktaran bilinçli bir tercih düzenidir. Biz bu kara düzeni bozacağız.”





