Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ile birlikte 19 sanığın 'rüşvet ve irtikap' suçlamalarıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı.
Sanıklar hakkında 'icbar suretiyle irtikap', 'irtikaba teşebbüs', 'rüşvet', 'nitelikli dolandırıcılık' ve '5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasası'na muhalefet' suçlamaları yöneltiliyor. Sanık ve taraf sayısının fazla olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştiriliyor.
Duruşmada 2025 yılında vatandaşlardan toplanan kurban bağışlarıyla ilgili iddialar ele alındı. Müfettiş raporlarında, vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı veya kesimine ilişkin herhangi bir işlem bulunmadığı belirtildi.
Dosya kapsamında kurban bağışı yaptığı belirtilen 36 mağdurdan duruşmaya katılan 21 kişi ifade verdi. Müştekilerin tamamı, tutuklu sanık BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir hakkında şikayetçi olmadıklarını söyledi.
'Sanıklardan şikayetçi değilim'
Duruşmada dinlenen Orhan Özpolat, vakfın faaliyetlerinden sosyal medya ve ilanlar aracılığıyla haberdar olduğunu belirterek, 'Biz vakıf kurulduğunda açılışına gittik. Ali Bey de yıllardır tanıdığım ve bildiğim birisi. Ben bunu özgür irademle birçok yere yaptığım gibi oraya da kurban bağışı yaptım. Ödeme yaparken de bağış olarak yazdım. Para gönderdiğim sırada kurbanın kesilmeyeceğinden haberim yoktu' diye konuştu. Kendisine kurban eti ulaştırıldığını ancak daha sonra bir arkadaşına verdiğini belirten Özpolat, 'Para bana sonradan iade edilmedi. Sanıklardan şikayetçi değilim' dedi.
Tuğba Çufaoğlu ise bağış toplandığını sosyal medyadan öğrendiğini söyledi. Çufaoğlu, 'Bu bağışı kurban ibadetimi yerine getirmek için yaptım. O sene kendim kurban kesmedim ve başka bir yere de kurban göndermedim. Kurbanın kesilmeyeceğini bilmiyordum. Zararım 13 bin liraydı ancak karşılandı. Sanıklardan şikayetçi değilim' şeklinde konuştu.
Belediyeye sürekli bağış yapan biri olduğunu belirten Halil İbrahim Yıldıran, 'Belediyenin kurumsal numarasını arayıp hesap numarası istedim. Paranın belediyeye ya da vakfa gidip gitmediğini kontrol etmedim. 13 bin lira gönderdim. Kurbanımın kesilmeyeceğinden haberim yoktu. Bana et getirildi. Zararım karşılandı. Sanıklardan şikayetçi değilim' dedi.
İsmail Yaşmum, bağıştan sosyal medya aracılığıyla haberdar olduğunu belirterek, 'Parayı kurban bağışı olarak gönderdim. Gönderdiğim paranın vakfın hesabına gideceğini biliyordum. Kurban kesilmeyeceğini bilmiyordum. Kurbanımın kesileceği konusunda arandım. Kurban eti isteyip istemediğim soruldu, istemediğimi söyledim. Bu tutar savcılıkta ifade verdikten sonra iade edildi' diye konuştu.
'Gönderdiğim para iade edildi'
Hakkı Fidan ise uzun yıllardır bu tür vakıflara bağış yaptığını ifade ederek, 'Kendi rızamla 4 kurban bağışında bulundum. Paranın nereye gittiğini sorgulamadım. Gönderdiğim para savcılık ifademden sonra iade edildi. Sanıklardan şikayetçi değilim' şeklinde konuştu.
Ali Sarıyıldız'ın kardeşi Cihan Sarıyıldız da bağış çağrısını billboardlarda gördüğünü belirterek, 'BOLSEV'in kurban topladığını billboardlardan gördüm. Abim bana bu konu ile ilgili bir şey söylemedi. 13 bin lira gönderdim. Şahsi gönderdiğim para dışında da kurban kestim. Vekalet için veya kurbanımın kesildiğine dair beni arayan olmadı. Param posta yoluyla iade edildi. Şikayetçi değilim' dedi.
Mehmet Öztürk ise kurban bağışı ilanlarını caddelerde gördüğünü söyleyerek, '13 bin lira para gönderdim. Kurbanımın kesilmeyeceğinden haberim yoktu. Kurban eti teslim edilmedi. Kendim de kurban kestim. Dolandırıldığımı hissetmedim. Sanıklardan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum' diye konuştu.
'Benim için kurban önemli değildi'
Tutuklu sanık Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan'ın eşi Filiz Ayhan, bağışı sosyal medyada gördüğünü ifade ederek, '13 bin lira yardım yaptım. Benim için kurban önemli değildi. Vakfa yine bağış yapardım. Param posta yoluyla geri iade edildi. Sanıklardan şikayetçi değilim' şeklinde konuştu.
Gülten Sezer Gülener, bağışı çocuklara yardım amacıyla yaptığını belirterek, 'Tam emin olmamakla beraber vakıfta çalışan bir arkadaşımdan duymuştum. Kendimiz kurban kesmiştik. Kurban bağışı için değil, çocuklara yardım olsun diye 13 bin lira gönderdim. Para geri iade edildi. Sanıklardan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum' dedi.
Uğur Özcan da sosyal medyada gördüğü ilan üzerine bağış yaptığını söyledi. Özcan, 'Tanju Özcan ile dedelerimiz kardeş. 13 bin lira kurban bedeli olarak para gönderdim. Kurbanın kesilip kesilmeyeceğinden haberim yoktu. Ancak yardım amacıyla yine gönderirdim. Kurbanla ilgili beni arayan olmadı. Sanıklardan şikayetçi değilim' ifadelerini kullandı.
Davaya katılan diğer kişiler de sanıklardan şikayetçi olmadığını söyledi.





