Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ve Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden’in Genel Merkez MYK kararlarıyla görevden alınmasının ardından Zonguldak kulisleri hareketlendi. Kamuoyunda İl Başkanlığı için adı geçen partinin emektar isimlerinden Olcay Can, sürece ve hakkında çıkan haberlere ilişkin çok konuşulacak bir açıklama yaparak sessizliğini bozdu.

"BANA TEVDİ EDİLMİŞ BİR GÖREV YOK"

Genel Merkezin kararı sonrası kamuoyuna yansıyan iddialara açıklık getiren Olcay Can, adının atanması düşünülen kişiler arasında geçmesini değerlendirdi. Henüz resmi bir görevlendirmenin bulunmadığını belirten Can, meselenin şahsi bir konu olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Genel merkezimizin son MYK kararlarının ardından görevden alınan arkadaşlarımızın yerine atanması düşünülen kişiler arasında ismim geçmektedir. Şu an bana tevdi edilmiş böyle bir görev yoktur. Ancak; henüz kişisel bir mesele gibi görünen bu tartışmanın aslında çok daha büyük bir sorunun parçası olduğunu düşünüyorum."

"CHP BİTMEYEN İÇ KAVGALARLA DEĞİL, ÇÖZÜMLERLE GÜNDEME GELMELİ"

Partinin tarihi bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Can, iç tartışmaların örgüte ve iktidar umuduna zarar verdiğini ifade etti. Vatandaşın parti içi çekişmelerden yorulduğunu belirten emektar siyasetçi, asli sorumluluğun örgütü ayakta tutmak olduğunu kaydetti:

"Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin en kritik dönemlerinden birinden geçmektedir. Böylesi dönemlerde asıl sorumluluğumuz; iç tartışmaları büyütmek değil, örgütümüzü ayakta tutmak ve halkın bizden beklediği iktidar umudunu güçlendirmektir. Çünkü vatandaş, CHP'de bitmeyen iç kavgaları değil, Türkiye'nin sorunlarına çözüm üreten güçlü bir alternatif görmek istemektedir."

"İNSANLARIN LİNÇ EDİLMESİ DEMOKRATİK SİYASET ANLAYIŞINA YAKIŞMAZ"

Görev almanın ya da reddetmenin kişisel bir vicdan tercihi olduğuna işaret eden Olcay Can, son dönemde parti içi tartışmalarda sergilenen sert üslubu ve hedef göstermeleri de eleştirdi:

"Partimizde görevler kişilere ait makamlar değil, örgüte karşı yerine getirilmesi gereken sorumluluklardır. Böyle bir görevi kabul etmek de reddetmek de elbette herkesin kendi vicdani tercihidir. Ancak sadece bir görevi kabul ettiği için insanların yaftalanması, hedef gösterilmesi ya da linç edilmesi; Cumhuriyet Halk Partisi'nin dayanışma kültürüne de demokratik siyaset anlayışına da yakışmaz."

"KİŞİLER DEĞİŞİR, CUMHURİYET HALK PARTİSİ KALIR"

Siyasette nezaket ve kurumsal hafızanın önemine değinen Can, eski ya da mevcut genel başkanlara ve parti emekçilerine yönelik kullanılan ayrıştırıcı dili reddettiğini vurguladı:

"Bugün eski genel başkanına, mevcut genel başkanına ya da herhangi bir yol arkadaşına hakaret ederek siyaset yapılmasını doğru bulmadığım gibi; yarın aynı dilin başka isimlere yönelmesine de karşıyım. Çünkü kişiler değişir, görevler değişir; ancak Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Siyasi hafızasını tüketen, kendi kadrolarını değersizleştiren hiçbir hareket geleceğini güçlü şekilde inşa edemez."

"HİÇ KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM; CHP’NİN NEFERİYİM"

Parti içi duruşunu ve siyaset anlayışını net bir dille özetleyen Olcay Can, görev alma konusundaki yaklaşımını ve birlik beraberlik mesajını şu sözlerle tamamladı:

"Benim anlayışım nettir. Hiç kimsenin adamı değilim; Cumhuriyet Halk Partisi'nin neferiyim. Bana düşen sorumluluk nerede görülüyorsa, bunu kişisel hesaplarla değil, partime ve ülkeme olan görev bilinciyle değerlendiririm. Bugün en çok ihtiyacımız olan şey; öfkeyi büyütmek değil, ortak aklı güçlendirmek, kutuplaşmayı derinleştirmek değil, ortaklaşmayı çoğaltmaktır.

Farklı düşünebiliriz, eleştirebiliriz; ancak birbirimizi düşmanlaştırmadan aynı çatı altında mücadele etmeyi başarabilmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücü; birbirini tasfiye eden değil, farklılıklarına rağmen omuz omuza yürüyebilen kadrolarından gelir. Ben de hangi görevde olursam olayım, bu anlayıştan asla ayrılmayacağım."

Kaynak: HABER MERKEZİ