Düzce Üniversitesi İstiklal Konferans Salonu'nda ki phrograma; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Yücel ve öğrencilerinin konseri ile başlayan panelin moderatörlüğünü Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabit Dokuyan gerçekleştirirken, Fen Edebiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı konuşmacı olarak yer aldı.
Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar 'Osmanlı Dönemi Çocuk Tarihi Çalışmaları' başlıklı sunumunda, çocukluk kavramının yalnızca bireysel bir gelişim süreci olarak değil; devletin ve toplumun çocuğa bakışını yansıtan bir alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Osmanlı'da çocuklara yönelik politikaların büyük ölçüde nüfus, vergi ve askerlik gibi devletin devamlılığını ilgilendiren unsurlar çerçevesinde şekillendiğini belirten Yaşayanlar, özellikle 19. yüzyılda çocuk nüfusunun artırılması ve korunmasına yönelik çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurguladı. Çocuk ölümlerinin azaltılması ve aşılama uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi adımların dikkat çektiğini ifade eden Prof. Dr. Yaşayanlar, toplumsal dönüşüm sürecinde çocuk yetiştirme, sağlık ve aile yapısına ilişkin bilinç oluşturmak amacıyla çeşitli yayınların çıkarıldığını da belirtti.
Programın ikinci konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı ise 'Erken Cumhuriyet Döneminde Çocuk Politikası' başlıklı sunumunda ise, çocukluk kavramının modern dünyada ortaya çıkan bir anlayış olduğunu ve çocuğun bağımsız bir birey olarak kabul edilmesinin tarihi bir dönüşüm sürecinin sonucu olduğunu ifade etti. Erken Cumhuriyet döneminde çocuk nüfusunun korunması ve artırılmasının temel devlet politikalarından biri olduğunu vurgulayan Küçükkülahlı, savaşlar ve zor ekonomik şartlar nedeniyle çocuk ölümlerinin yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun nüfus yapısını doğrudan etkilediğini belirtti.
Cumhuriyet yönetiminin sağlıklı ve güçlü nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda sağlık politikalarına, aşılama çalışmalarına ve anne eğitimine büyük önem verdiğini ifade eden Küçükkülahlı, çocukların korunmasının yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.





