Darıca Belediyesi ve bir üniversitenin su altı sporları topluluğu işbirliğiyle düzenlenen programa, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, üniversite ve ilkokul öğrencileri ile dalgıçlar katıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler sahil şeridinde temizlik yaparken, dalgıçlar da Marmara Denizi'ne dalarak su altında biriken atıkları topladı. Sahil bandında yapılan temizlikte en çok dikkati çeken atıklar ise balıkçı ağları, cam ve pet şişeler ile plastik ambalajlar oldu.
Programda yaptığı konuşmada, müsilaj tehlikesini hatırlatan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 'Müsilaj tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Doğa alarm veriyor, denizlerimiz SOS veriyor. Bizim de tedbir almamız gerekiyor. Öncelikle herkes denizi ve doğayı kendi evi, kendi odası gibi görmeli. Bunu yapmadan bu işin içinden çıkamayız, başarılı olma şansımız da yok. Bu tarz etkinliklerin ana amacı farkındalık oluşturmak. Buradaki topluluk, birilerinin attığı çöpleri toplamakla mükellef insanlar değil. Biz aslında yere çöp atmamanın doğru olduğunu anlatmak için buradayız. Bizim amacımız bu. Çocukluğumuz buralarda geçti. Marmara Körfezi'nde denize girmeyi bırakın, sabahları lağım kokusundan yanından geçilmezdi. Buralar bu haldeydi' dedi.
Bıyık, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla yürütülen dip çamuru temizleme çalışmalarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
'Allah'a çok şükür Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan arıtma tesisleriyle İzmit Körfezi'nde canlı türü sayısı da arttı. Yunus balıklarının dolaştığı, temiz bir iç deniz haline geldi. İleri derecede biyolojik arıtma tesislerinin yanı sıra Karamürsel'den Darıca'ya kadar her noktada denize arıtılmadan bir deşarj yapılmayan bir sistemi kurduk. Şu anda burada denizsever kardeşlerimiz, su sporlarını seven gençlerimiz ve su altında farkındalık oluşturmak için program yapan arkadaşlarımız var. Belki onların bile haberi yoktur. Şu anda İzmit Körfezi'nde Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte dip çamuru temizleme çalışması yapılıyor. Milyonlarca ton pislik denizin altından alınıp başka bir yere deşarj ediliyor. Denizin altındaki oksijen oranını ve canlı sayısını artırmak gibi bir hedefimiz var.'
Dip çamuru temizliği projesinin büyüklüğüne değinen Bıyık, 'Buraya harcanan para çok kıymetli. Avrupa Birliği projesi olan bu çalışma 150 milyon dolar değerinde dev bir proje. Herhalde bir siyasetçi ve belediye için 150 milyon dolarla çok daha farklı işler yapılabilir. Ama çevreci, doğaya saygılı, İzmit Körfezi'ne ve Marmara Denizi'ne kıymet veren bir anlayışla bakarsak bu proje doğru bir proje. Çünkü gençlerimize yapabileceğimiz en kıymetli iş, temiz çevre ve deniz bırakmak, aynı zamanda temiz çevre bilincini oluşturmak. Sıfır Atık Müdürlüğümüzle birlikte aynı anlayışla çalışıyoruz. İnsanların kafasına şunu kazımamız lazım; deniz çöplük değil, sokaklar çöphane değil. Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz. Biz doğanın bir parçasıyız. Bunu iyi algılamak, iyi anlatmak ve her yerde konuşmak lazım. Maalesef bu konuda çok gerideyiz, daha çok yol almamız gerekiyor' ifadelerini kullandı.
Çevre mücadelesinin kurumların tek başına başarabileceği bir iş olmadığını belirten Bıyık, sözlerini şöyle noktaladı:
'Herkesin bu işin içinde olması, bize omuz vermesi gerekiyor çünkü bu doğa hepimizin. Bu deniz benim ya da rektörümüzün tapulu malı değil; bu milletin malı, herkesin ortak malı. Herkesin kullanacağı bir alana hep birlikte sahip çıkmamız lazım. Bu konuları her gün daha çok konuşmamız lazım. Gençlerin kendi aralarındaki sohbetlerde sadece futbol değil, çevreyle alakalı neler yapılabileceğini de konuşması lazım. Bana göre her sohbetimizin arasında mutlaka çevre temizliği, geri dönüşüm ve sıfır atık olmalı çünkü bu gezegenden başka, oksijeni olan başka bir yaşam alanı yok. Dünyadan başka yaşam alanımız yok. Evlatlarımıza verebileceğimiz en kıymetli miras da bu dünyayı temiz bir şekilde bırakmaktır. Bunun için hep birlikte daha çok çalışmamız, daha çok gayret etmemiz ve daha çok emek sarf etmemiz lazım.'





