Manisa'nın Soma ilçesi, maden sahaları ve termik santrallerde alınan kritik kararlarla yeni bir belirsizlik dönemine girdi. Özelleştirme, tasfiye ve kapanma süreçlerinin peş peşe yaşandığı ilçede binlerce işçinin iş güvencesi tartışma konusu olurken, bölge ekonomisinin geleceğine ilişkin endişeler de büyüyor.

SOMA A TERMİK SANTRALİ RESMEN SATILDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanan kararla, EÜAŞ'a ait Soma A Termik Santrali'nin özelleştirme süreci kesinleşti. İstasyon Mahallesi'nde bulunan 91 bin 399 metrekarelik tesis ve taşınmazlar, 436 milyon lira bedelle CAE Danışmanlık Ticaret A.Ş. ile DC Kömür ve Enerji Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu'na devredildi.

Kararda, ihaleyi kazanan ortak girişim grubunun yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde ihalenin 433 milyon liralık teklifle ikinci sırada yer alan Fensa Madencilik lehine sonuçlandırılacağı, bu sürecin de başarısız olması durumunda ise ihalenin tamamen iptal edileceği belirtildi.

SOMA B TERMİK SANTRALİ KAPANIYOR

Bölgenin en büyük enerji tesislerinden biri olan Soma B Termik Santrali için ise yolun sonuna gelindi. Toplam 990 megavat kurulu güce sahip olan ve yılda yaklaşık 8 milyon ton kömür tüketen santralin, mevcut koşullarda satılamayacağı ve tamamen kapatılacağı açıklandı.

PANKOBİRLİK Genel Başkanı Ramazan Erkoyuncu, santralin eski bir tesis olduğunu ve tarım kökenli bir kuruluşun enerji sektörüne girmesinin baştan itibaren yanlış bir karar olduğunu ifade etti. İcra takibi kapsamında tesise yaklaşık 350 milyon dolar değer biçildiği ancak buna rağmen alıcı bulunmasının mümkün görünmediği belirtildi.

450 MİLYON DOLARLIK BORÇ KRİZİ

Soma B Termik Santrali'nin yaşadığı krizin merkezinde, Türkiye Kömür İşletmeleri'ne olan yaklaşık 450 milyon dolarlık kömür borcu bulunuyor. İddialara göre işletme, yıllarca kömür bedellerini ödemeden elektrik üretmeye devam etti ve ayrıca 96 milyon dolarlık kapasite teşvikinden yararlandı.

Borçların ödenmemesi nedeniyle TKİ'nin kömür sevkiyatını durdurduğu, bunun da santralin faaliyetlerini sürdüremez hale getirdiği ifade ediliyor.

MADEN MÜHENDİSLERİNDEN "GİZLİ ÖZELLEŞTİRME" TEPKİSİ

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, yaşanan süreci "gizli özelleştirme" olarak tanımladı. Rödovans ve taşeronlaşma uygulamalarının iş güvenliğini zayıflattığını, işsizliği artırdığını ve kamu zararına yol açtığını belirten Yüksel, geçmişte yaşanan pek çok maden kazasında da benzer işletme modellerinin bulunduğuna dikkat çekti.

Yüksel, TKİ iştiraklerinden Yeni Anadolu Madencilik'in sahaları ihalesiz biçimde üçüncü şahıslara devredebildiğini, bunun da kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını engellediğini savundu.

1.361 İŞÇİNİN GELECEĞİ BELİRSİZ

Soma'daki krizin en çarpıcı boyutunu ise Işıklar Maden Ocağı'ndaki tasfiye süreci oluşturuyor. Soma faciasının ardından kamuya geçen ve daha sonra özelleştirilen sahada çalışan 1.361 işçiye fesih tebligatı gönderildi.

Maden İş Sendikası Ege 1 No'lu Şube Başkanı Rıza Sal, Ankara'da TKİ yetkilileriyle görüşmeler yürüttüklerini belirterek, ilk temasların karamsar geçmediğini söyledi. Yeni yatırımlar ve istihdam planlarının gündemde olduğunu aktaran Sal, henüz resmileşmiş bir karar bulunmadığını kaydetti.

"SOMA'NIN KALBİ DURURSA HER ŞEY DURUR"

Rıza Sal, 9 Temmuz itibarıyla işletmenin resmen faaliyetini sona erdireceğini belirterek, mevcut çalışanların mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Soma ekonomisinin büyük ölçüde madenler ve termik santraller üzerine kurulu olduğunu ifade eden Sal, "Santral Soma'nın kalbidir. Santral durduğu zaman maden firmaları da duruyor, işçi çıkarmalar başlıyor ve maaş ödemeleri büyük zorluk yaşıyor" dedi.

Sal, devletin ve hükümetin bölgeye yönelik acil müdahale planı hazırlaması gerektiğini belirterek, aksi durumda Soma halkının demokratik ve yasal zeminde tepkisini ortaya koyacağını ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ