Türkiye'nin önemli pirinç üretim merkezlerinden Kastamonu'nun Tosya ilçesinde coğrafi işaretli çeltiğin hasadı sürüyor. Bölgenin en yüksek dağlarından olan Ilgaz'da eriyen kar sularıyla beslenen 7 bin 500 dekar alanda yetişen coğrafi işaret belgeli "sarıkılçık" türünün yanı sıra "yaşar", "maratelli" ve "Osmancık" pirinç çeşitleri hasat ediliyor. Türkiye'nin ilk çeltik fabrikasının 1926 yılında kurulduğu Tosya ilçesinde, biçerdöverlerle hasat edilen çeltik, kurutulduktan sonra işlenerek pirinç haline getiriliyor.
Hasatla ilgili konuşan Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, "Pirinç deyince akla Tosya geliyor. Yaklaşık 25 bin dekar arazide gerçekleştirilen bu tarım, suyla ilgili ihtiyacımızı tam karşılayamadığımız için şu anda 7 bin 500 dekar alanda tarımını gerçekleştiriyoruz" dedi.
Tosya pirincinin Osmanlı mutfağından günümüze kadar ulaştığını söyleyen Başkan Kavaklıgil, "Padişahların saraylarında kullanılan, özellikle 17-18. yüzyılda 'padişah hassı' olarak bilinen pirinçlerin, Tosya'dan geldiğine dair arşiv kayıtları bulunuyor. Bir gelenekten günümüze aktarılan eşsiz bir lezzetten bahsediyoruz. Cumhuriyet tarihi ile beraber 1925-1926 yılında Türkiye'de ilk çeltik fabrikası Tosya'da kuruluyor ve ülkenin geneline hizmet ediyor. Allah nasip kısmet ederse çeltik üreticimizin suyla ilgili problemleri ortadan kalktığında, 24-25 bin dekar arazide bu tarım yapılarak hem ilçemizin hem ilimizin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sunacağı kanaatindeyiz. Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın Kastamonulu olması hasebiyle Kızlar Yolu Barajı'na göstermiş olduğu hassasiyeti biliyoruz ama bir kez daha buradan çiftçimizle birlikte desteklerini biraz daha arttırmasını istiyoruz. Kızlar Yolu Barajı'nın gövde kısmı tamamlandı. Yine sulama ağı projesi devam ediyor. Bu sulama ağı projesinin biraz daha hızlandırılarak, en azından çok kısa vadede çiftçilerimizin faydalanacağı bir duruma getirilmesi Tosya'nın gelişimi, Kastamonu'nun ve ülkemizin gelişimine de katkı sunacağı kanaatindeyim. Ben, tüm çeltik üreticilerimize bu tarımı bırakmayan, inat eden, ülke ekonomisine katkı sağlayan bütün üreticilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Tosya pirincinin önemine değinen Kavaklıgil, "Türkiye'de ve Avrupa'nın birçok ülkesinde pirinç dediğiniz zaman Tosya akla gelir. Bununla ilgili kimse kafasını kuma gömüp de başka hayaller peşinde koşmasın. Ülkemizin ve yöremizin birçok şehrinde ve kentinde muhakkak çeltik üretimi yapılıyor, muhakkak çeltik üretimi gerçekleşiyor ama Tosya, Türkiye'de bu noktada Osmanlı döneminden Cumhuriyet tarihine kadar kendisini ispat etmiş. Bu tür ispatlara da vakit ayıracak bir hacmi olmadığını buradan ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.
İlçede pirinç üretimi yapan Ali Uzun ise, "En büyük sorunumuz su. Dikmen köyümüz bir baraj olursa bize yeter. Arazimiz düzlendi, birleşti, toplulaştı ama su sıkıntımız var. Bu sene dönüm başına verim 400 kilogramı geçmez diye düşünüyorum. Çünkü verim yarı yarıya düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüm başına 800-900 kilogram verim alıyorduk, fakat şimdi yarı yarıya düştü. Çünkü bu sene havalar soğuk gitti. Bu da verimi düşürdü" ifadelerini kullandı.
Üretici Osman Yılmaz da 8 dönüm arazide çeltik yetiştirdiğini kaydederek, "Toplam 4 ton civarında çeltik alırız diye düşünüyorum. O da dönüm başına 500 kilogram ediyor. Geçtiğimiz yıllarda dönüm başına 800 ila 1 ton arasında çeltik alıyorduk ama bu sene havalar soğuk gitti. Cenab-ı Allah bu yıl bunu nasip etmiş" dedi.