Zonguldak Barosu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kurultay sürecine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına karşı sert bir açıklama yayımladı. Baro, söz konusu kararın basit bir hukuki ihtilaf olmadığını, halk iradesini ve hukuk devleti ilkesini tehdit eden ciddi anayasal riskler barındırdığını vurguladı.
SEÇİM HUKUKU VE HUKUKİ GÜVENLİK TEHLİKEDE
Açıklamada, Anayasa’nın 68. maddesine göre siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu hatırlatıldı. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş kurultay iradelerinin yıllar sonra yargı yoluyla tartışmaya açılmasının, hukuki güvenlik ilkesini zedelediği ve demokratik meşruiyete ağır bir darbe vurduğu ifade edildi.
YETKİ SINIRLARI BELİRSİZLEŞTİRİLİYOR
Anayasa gereğince seçimlerin yönetim ve denetim yetkisinin münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) ait olduğunu belirten Zonguldak Barosu, kesinleşmiş siyasal süreçlerin uzun süre sonra farklı yargısal yorumlarla geçersiz kılınmaya çalışılmasının, anayasal kurumlar arasındaki yetki sınırlarını belirsizleştirdiğine dikkat çekti. Bu durumun toplumun seçme ve seçilme hakkına olan güvenini sarstığı aktarıldı.
YARGI, SİYASETİ ŞEKİLLENDİRME ARACI DEĞİLDİR
Yargı organlarının temel sorumluluğunun siyaseti yeniden şekillendirmek değil, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları güvence altına almak olduğunu hatırlatan Baro, siyasal yaşamı etkileyen yargısal süreçlerde demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun hareket edilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.
SİYASAL MÜHENDİSLİK PROJELERİNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ
Zonguldak Barosu, halkın hür iradesinin yargısal müdahalelerle etkisiz hale getirilmesine ve demokratik anayasal düzenin siyasal mühendislik projelerine alet edilmesine asla geçit vermeyeceklerini ilan etti. Yargıyı siyasal hesapların bir aparatı haline getirmeye çalışan her türlü girişime karşı hukuk zeminindeki mücadelenin kararlılıkla süreceği kamuoyuna saygıyla duyuruldu.




