Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İbn-i Sina Kampüsü’nde sürdürülen ek bina inşaatında çalışan işçiler, uzun süredir ücret ve diğer haklardan doğan alacaklarının ödenmediğini belirterek tepki gösterdi.
Basına yansıyan bilgilere göre, 17 işçinin ücret ve diğer haklardan kaynaklanan toplam alacağının yaklaşık 2 milyon 300 bin liraya ulaştığı öne sürüldü.
Ödemelerin yapılmaması üzerine işçiler önce iş bıraktı. Sorunun çözüme kavuşmaması üzerine bazı işçiler, seslerini duyurmak amacıyla inşaatın çatısına çıktı.
İŞÇİLERİN EYLEMİ SONUÇ GETİRECEK Mİ?
Yaşanan gelişmelerin ardından işçilerin ücretlerinin ne zaman ve hangi yöntemle ödeneceği tartışma konusu oldu.
İnşaatın bir kamu üniversitesinin yerleşkesinde yürütülmesi nedeniyle, yaşanan ücret sorununun yalnızca işçiler ile yüklenici firmalar arasındaki bir uyuşmazlık olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde açıklamalar yapıldı.
SORUMLULUK TARTIŞMASI BÜYÜYOR
İnşaat sektöründe ana yüklenici, taşeron ve alt işveren ilişkileri nedeniyle çalışanların ücret ve diğer haklarına ilişkin sorumluluğun hangi taraflarda olduğu konusu zaman zaman tartışma yaratıyor.
Bu olayda da işçilerin alacaklarının ödenmesi konusunda yüklenici şirketler ile üniversite yönetiminin sorumluluğu gündeme geldi.
Üniversite yönetiminin konuyla ilgili inceleme başlattığı belirtilirken, incelemenin sonucunun kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı merak ediliyor.
TKP ZONGULDAK’TAN İŞÇİLERE DESTEK
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Zonguldak İl Örgütü ise yaptığı açıklamayla işçilerin ücretlerinin ve diğer yasal haklarının ödenmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, işçilerin haklarını aradıkları gerekçesiyle işten çıkarılmaması, tehdit veya baskıyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiği ifade edildi.
TKP Zonguldak İl Örgütü ayrıca üniversite yönetiminin süreçte sorumluluk üstlenmesi ve yürütülen incelemenin sonuçlarının kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu.
GÖZLER ÜCRET ÖDEMELERİNDE
Zonguldak’ta yaşanan gelişmenin ardından gözler, aylardır ücretlerini alamadıklarını belirten işçilerin alacaklarının ödenip ödenmeyeceğine çevrildi.
İşçilerin temel talebi ise uzun süredir bekledikleri ücret ve diğer haklardan doğan alacaklarının ödenmesi.
Yaşanan süreç, kamu kurumlarının yerleşkelerinde gerçekleştirilen taşeron ve yüklenici işler kapsamında çalışan işçilerin ücret ve çalışma koşullarının nasıl güvence altına alındığı konusunu da yeniden gündeme taşıdı.





