BAŞKANIM ŞARAP GÖNDER…

Çeteye yardım ve yataklık etmekten yerel mahkemeden hüküm giyen, çete liderinden para aldığı maddi delille tespit edilen nitelikli gazeteci Ali Rıza Tığ, köşesinden sağa sola sallamaya devam ediyor.

Neymiş, benim kaleme aldığım yazılarımı Demir Ailesi yazdırıyormuş! 

Yoksa senin Demir Ailesi aleyhinde yazdığın yazıları sana Erdal Şeker mi yazdırıyor? İsmail Recai Şanlı mı? Ömer Ünal mı? Yoksa başka birileri mi?

Ben yazınca Demir Ailesi yazdırıyor değil mi?

***

Senin de kabul ettiğin gibi ‘tavşan yürekliliğine’ sebep olan veled-i zinaları yaratan sensin! İnsanların mahremini, mastürbasyonunu, Viagra’sını, vibratörünü, iğrenç irin kokulu cümlelerinle yazarsan, etrafındaki veled-i zinalara sebep olursun… Sanki biraz paranoyak da olmuşsun!

***

Demir Ailesi’nin çocukları dayak yiyemez diye bir zorunluluk mu var? Kavgada yumruk sayılmaz, hamama giren terler!

Ancak senin gibi tamponu bırakıp kaçmazlar.

Devletin şanlı şerefli, milletin gözbebeği polisi hakkında da üstü kapalı bir şeyler karalamışsın!

Polis görevini yapmıştır. Polis adam kayırmaz. Ne çabuk unuttun Demirlere yapılan operasyonu, bir gecede 69 kişinin aynı anda gözaltına alındığını!

Hem de devletin emniyet müdürü tarafından değil, halen FETÖ ve vatan hainliğinden yargılanmakta olan Metin Seyfi Sazak tarafından…

***

Gelelim ‘şarap’ meselesine… 

Konuyu Erdoğan Demir’e sordum… Kendisi, bir akşam senin onu aradığını ve ‘başkanım senin şaraplardan 2 şişe gönderir misin’ dediğini söyledi. O da senin bu talebine ‘benim şaraplar biraz pahalı, sana yaramaz, mideni bozar, seni öksürtür, ben sana köpek öldüren göndereyim’ şeklinde karşılık vermiş… Telefonu kapatmış…

Erdoğan Demir bana: ’Bakalım 45 bin TL borcunu inkar ettiği gibi bu diyaloğu da inkar edecek mi?’ dedi…

Bakalım ne yapacaksın? Yine inkar mı edeceksin, göreceğiz…

***

Benim Erdoğan Demir ile bir işim yok… Ben köşe yazıyorum, sen cevap ver… Sen bir şey soracaksan, bana değil, soracağın kişiye sor. 

Bu arada Erdoğan Demir ile yaptığımız görüşmede şunları da belirtti… Senin nikah şahitliğini yapmış, o zamanlar yanında kimse yokmuş, mağdur olmayasın diye gerekeni yapmış… Bunları da inkar et…

***

Erdoğan Demir ‘Telefon kullanmasını bilmiyor’ demişsin. En azından telefonu açmasını, kapatmasını biliyor. Bilmediği noktaları da sen öğretirsin olur biter! Öğrenmenin yaşı yok… Sen bilgesin ya, ona da öğretirsin.

Siri meselesini de sordum… Kendisi: ‘Siri benim dilimden anlamıyorsa ne yapayım? Dilimi değiştirecek halim yok’ diyor…

***

Boş zamanım yok demişsin… Evet yok… 

Tüm zamanını şantaj dolu yazılarla, millete kaptırmakla, lağım çukuru kıvamındaki üslubunla kaleme aldığın köşe yazılarınla dolduruyorsun çünkü…

YORUM EKLE

banner16

banner17