Boya, yemek, kozmetik, ilaç ve gıda gibi birçok alanda kullanılmasının yanı sıra; hücre yenileme, hafızayı güçlendirme, astım ve solunum yolu hastalıkları, sindirim ve diş eti güçlendirme gibi birçok etkisi bulunan safran bitkisinin hasadı sürüyor.
Gayza köyünde Karabük Valiliği himayelerinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası ile Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ortaklığında hazırlanan Safranova bahçesinde üretilen, Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip ve kilosu 800 bin ila 1 milyon 400 bin liraya kadar alıcı bulan safranda, üretim miktarını artırmaya yönelik çalışmalar da devam ediyor.
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Başkanı Cengiz Ünal, Safranova'da safran üretiminin yanı sıra bitkinin verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Safranın en değerli bölümünü kırmızı stigmalarının oluşturduğunu belirten Ünal, normal şartlarda üç stigma ile yetişen bitkinin bazı örneklerinde dört stigma oluştuğunun gözlemlendiğini ifade etti.
Geçen yıl bir sırada yaklaşık 8-10 kökte dörtlü stigma tespit ettiklerini aktaran Ünal, bu gelişmenin üretimde verim artışı açısından umut verici olduğunu kaydetti.
Dörtlü stigma oluşumunun yaygınlaştırılması ve safran soğanlarının daha fazla yavru vermesi için ziraat mühendisleri, oda ve ilgili kuruluşların çalışma yürüttüğünü bildiren Ünal, 'Dörtlü stigma ve köklerinin daha fazla soğan verebilmesiyle ilgili konuyu çözebilirsek yüzde 30 daha fazla verim almış olacağız. Karabük'ümüze, Safranbolu'muza ve Türkiye'mize daha faydalı olacak diye düşünüyorum' dedi.
Ünal, Karabük Üniversitesi ile safran ve diğer endemik bitkilerin orijinlerinin belirlenmesine yönelik proje yürüttüklerini belirtti.
Projenin Karabük Üniversitesi, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, TÜBİTAK ve Macaristan'daki bir üniversitenin paydaşlığında gerçekleştirildiğini aktaran Ünal, çalışma kapsamında oluşturulacak laboratuvarda bitkilerin genetik kökenlerinin araştırılacağını anlattı.
Safranın Safranbolu'da mı yoksa başka bir bölge veya ülkede mi yetiştiğinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesini amaçladıklarını kaydeden Ünal, laboratuvarın yalnızca safran için değil, diğer endemik bitkilerin orijinlerinin tespitinde de kullanılacağını sözlerine ekledi.





