Zonguldak’ta madencilik sektörünü derinden sarsan hukuki süreçte tansiyon yükseliyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı üç büyük müessesede devam eden üretim durdurma davasında, ikinci bilirkişi heyetinin sunduğu rapor maden camiasında adeta soğuk duş etkisi yarattı. İlk raporun aksine, yeni heyet iş sağlığı ve güvenliği eksikliklerine dikkat çekerek "üretim yapılamaz" dedi.
KRİZİN EŞİĞİ: ÜÇ MÜESSESEDE ÜRETİM DURDU
Her şey, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin TTK’ya bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde yaptığı denetimlerle başladı. Yapılan incelemelerde, olası bir acil durumda hayati önem taşıyan "ikincil enerji kaynağı" eksikliği tespit edildi. Bu güvenlik açığı nedeniyle 13 Ocak 2026 tarihinde söz konusu ocaklarda kömür üretimi geçici olarak durduruldu. TTK yönetimi ise kararın iptali için yargı yoluna giderek yürütmeyi durdurma talebinde bulundu.
BİLİRKİŞİLER ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Dava sürecinde hazırlanan ilk bilirkişi raporu, TTK lehine sonuçlanmış ve üretimin devam edebileceği yönünde görüş bildirmişti. Ancak Bakanlık avukatlarının itirazı üzerine mahkeme, ODTÜ ve İTÜ’lü akademisyenlerden oluşan ikinci bir heyet görevlendirdi. 29 sayfadan oluşan bu yeni rapor, davanın seyrini tamamen değiştirdi. İkinci heyet, müfettişlerin tespit ettiği eksikliklerin giderilmeden üretime geçilmesinin büyük risk taşıdığını vurgulayarak olumsuz görüş bildirdi.
GÖZLER 5 MART’TAKİ KARAR DURUŞMASINDA
Zonguldak kamuoyunda şaşkınlık yaratan bu gelişme, bölgedeki kömür üretiminin geleceğini de belirsizliğe itti. İkinci bilirkişi raporunun, müfettişlerin "önce güvenlik" yaklaşımını desteklemesi, TTK'nın savunmasını zora soktu. Şimdi tüm gözler, mahkemenin nihai kararını vermesi beklenen 5 Mart tarihindeki duruşmaya çevrildi. Mahkemenin iki farklı rapor arasındaki çelişkiyi nasıl yorumlayacağı ve üretimin kaderini ne yönde belirleyeceği merakla bekleniyor.




