Zonguldak’ın madencilik geçmişini ve bu kentin insanlarının yaşam mücadelesini anlatan “Mükellef” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde büyük başarı elde etti. Yönetmenliğini Arda Sarıgün’ün, görüntü yönetmenliğini Mehmet Erkmen’in üstlendiği yapım, En İyi Belgesel Film Ödülü’nü kazanarak Zonguldak’ın hikâyesini ulusal sinema gündemine taşıdı.

Kömürün, emeğin ve mücadeleyle şekillenen bir kent kültürünün anlatıldığı belgesel, özellikle Zonguldak tarihinin önemli dönemlerinden biri olan mükellefiyet uygulamasına odaklanıyor. Madencilerin tanıklıkları üzerinden ilerleyen yapım, geçmişten bugüne uzanan çalışma hayatını ve bu mesleğin insanlar üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.

MADENCİLERİN HİKÂYESİ ALTIN PORTAKAL’A ULAŞTI

Ulusal Belgesel Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşan “Mükellef”, Zonguldak’ın madencilik kültürünü yalnızca tarihsel bilgilerle değil, doğrudan bu hayatın içinde yer alan insanların anlatımlarıyla ele alıyor.

Zonguldaklı yönetmen Arda Sarıgün, belgeselin ortaya çıkış sürecinde madencilerle gerçekleştirilen sohbetlerin belirleyici olduğunu ifade etti. İşçilerin kendi yaşamlarından aktardıkları hikâyeler, belgeselin temel anlatısını oluşturdu.

Görüntü yönetmenliğini Mehmet Erkmen’in yaptığı filmde, maden işçilerinin çalışma koşulları, aile yaşamları, geçmişten bugüne aktarılan meslek geleneği ve mükellefiyet döneminin toplumsal etkileri sinematografik bir dille anlatılıyor.

MÜKELLEFİYET DÖNEMİNİN ACI HATIRALARI ANLATILDI

Zonguldak’ın tarihinde derin izler bırakan mükellefiyet dönemi, belgeselin en önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

Zorunlu çalışma uygulaması nedeniyle hayatları değişen insanların yaşadıkları, yalnızca madencilik tarihinin değil, kentin toplumsal hafızasının da önemli bir parçası olarak ele alınıyor.

Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli rol oynayan taş kömürü üretiminin arkasındaki insan emeği, kuşaklar boyunca maden ocaklarında çalışan ailelerin hikâyeleriyle izleyiciye aktarılıyor.

“Mükellef”, kömür üretiminin ötesine geçerek madencinin yaşamına, ailesine, mücadelesine ve bu mesleğin Zonguldak'ın kimliğindeki yerine dikkat çekiyor.

KAMERA ARKASINDAN YERİN YÜZLERCE METRE ALTINA

Belgeselin dikkat çeken hikâyelerinden biri de katılımcılardan Akın Ertürk’ün yaşam öyküsü oldu.

Henüz 18 yaşındayken “Arka Sokaklar” dizisinde kamera asistanı olarak çalışmaya başlayan Ertürk, uzun yıllar sinema ve televizyon sektöründe görev yaptı. Kamera asistanlığı ve focus puller olarak çalışan Ertürk, sektörde yaşadığı gelir adaletsizliği, düzensiz maaş ödemeleri ve uzun çalışma saatleri nedeniyle farklı bir yol çizdi.

Sinema sektöründen ayrılarak Zonguldak’a dönen Ertürk, ailesinden gelen madencilik geleneğini sürdürmeye karar verdi. Bugün Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda maden nezaretçisi olarak çalışan Ertürk, geçmişte kamera arkasında sürdürdüğü meslek hayatını artık yerin yüzlerce metre altında devam ettiriyor.

Madenciliğe geçiş sürecini anlatan Ertürk, ailesindeki meslek geleneğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Dayım, dedem; hepsi madenci. Sezon finali vermişti o zaman çalıştığım işte. Zonguldak'a gittim, dayım ‘Bir gel dene. Olmazsa bırakırsın’ dedi. Şu an sekiz senelik maden işçisiyim.”

Ertürk’ün yaşam öyküsü, farklı sektörlerde emek veren insanların hayatlarının nasıl değişebildiğini ve madenciliğin Zonguldak'ta kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını ortaya koyuyor.

BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜNDEN BUGÜNE UZANAN MİRAS

Zonguldak’ın madencilik geçmişi, yalnızca kömür üretimiyle sınırlı kalmıyor. İşçi hakları mücadelesi, dayanışma kültürü, maden kazalarında yaşanan kayıplar ve madenci ailelerinin ortak hafızası da bu tarihin önemli parçalarını oluşturuyor.

Özellikle 1990-1991 Büyük Madenci Yürüyüşü, Zonguldak işçi hareketinin Türkiye tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Madencilik, kentte yalnızca geçim kaynağı değil, ailelerin yaşamını, toplumsal ilişkileri ve kültürel kimliği şekillendiren köklü bir gelenek olarak varlığını sürdürüyor.

“Mükellef” belgeselinin Altın Portakal’da kazandığı ödül, Zonguldak’ın bu tarihsel birikiminin ve madencilerin yaşanmış hikâyelerinin daha geniş kitlelere ulaşması açısından dikkat çekti.

Yönetmen Arda Sarıgün ve görüntü yönetmeni Mehmet Erkmen’in imzasını taşıyan belgesel, Zonguldak’ın kömürle yazılan tarihini, madencilerin emeğini ve geçmişin tanıklıklarını beyaz perdeye taşıyarak Altın Portakal’da En İyi Belgesel Film Ödülü’nü kazandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ