Var mı sizin de tanıdığınız klavye delikanlıları? Malum sosyal medyada sürüsüne bereket var onlardan; kah oraya laf gönderiyorlar kah bilmem nereye. Hem de öyle böyle yazmazlar; sert söylemler, kaba kelimelerle yaparlar bu çemkirmelerini. Klavye başındayken kimseden de korkuları yoktur; hele bir de isimlerinin olmadığı çakma isimle yardırıyorsalar kimse durduramaz onları. Gerçi onlar isimleri çakma olunca bulunmayacaklarını zannediyorlar ama neyse…

 

Ben bu klavye delikanlılarından birine denk geldim geçen akşam; sabah akşam sosyal medyada vatan savunmasını yapan birinin Bayern Münih – Beşiktaş Şampiyonlar Ligi son 16 maçı sırasındaki hal ve hareketlerine şahit oldum, inanılır gibi değildi. Tamam, arkadaş anlam veremiyorum ama Beşiktaş’ı desteklemiyorsun az da olsa anlıyorum ama bir Alman’dan bir Münih taraftarından daha fazla sevinerek söylemlerde bulunmak ne demektir ya! Sen değil miydin bir gün önce klavyeden vatan – millet söylemleri yapan kişi ne oldu birden Münih fanı oluverdin. Cidden anlam veremiyorum bu hareketlere; bu durumu yapan her takımdan az da olsa bazı taraftarlar var ve bu durum ciddi üzücüdür. Kendilerini de şöyle haklı kılıyorlar; yok onlar bizim maçımızda karşı tarafı desteklemişti, diğerine soruyorsun o da onlar bizim karşı takımımızı destekliyordu diye kendi kendilerine saçma birer bahane bulmaktadırlar. Dün birkaç kişiden gördüm bu saçma tavırları ve bir Fenerbahçe taraftarı olarak ben rahatsız oldum. Sonra mı ne yaptım? Sosyal medya hesaplarımdan o arkadaşları sildim; böyle yaklaşımı olan kişilerle işim olmaz zaten. Bu, ciddi anlamda adlandırılması zor garip bir durumdur; ne yazık ki. Umarım bu durumlardan bir an önce sıyrılır daha özverili daha vicdanlı taraftarlık yapar daha akla mantığa uygun rekabet yaparız.

**

Herkesin
Bir umudu vardır,
Bir savaşı,
Bir kaybedişi,
Bir acısı,
Bir yalnızlığı,
Bir hüznü…
Çünkü herkesin bir gideni vardır,
İçinden bir türlü uğurlayamadığı…

Turgut UYAR’ın efsane şiirlerinden biriyle veda etmek istedim sizlere; önyargısız bir ortamda okunan şiirler insanlara anlık bile olsa bazı hisler htirirler.

Günün Sözü: “Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyormuşum. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın. Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.” Sabahattin ALİ -  Kürk Mantolu Madonna