Kamu madenciliği zor günlerden geçiyor.
TTK kapandı. Kurum çalışmıyor. Üretim yok.
Madenciler izinli. Yıllık izin kullananlar var.
Kurum zararı çok büyük. Geçmiş yıl 12 milyar deniliyor.
Bu yıl ise daha da fazla olacak deniliyor.
Son maden kanunu sonrası oluşan durum adına iki asgari ücretin getirdiği garanti ücret maaş dengesini bozdu.
Makas açıldı. Arada ki fark büyüdü.
Bugüne gelince dediğim gibi kurumda çalışan madenciler yıllık izne ayrıldı.
Bir kısmı mecburi izin kullanıyor. Diğerleri ne oldu? Bilemiyoruz.
Bildiğimiz TTK 15 gündür çalışmıyor. Olay yargıya taşındı.
Kapatma kararının işin uzmanları tarafından yanlış olduğu söyleniyor.
Gerekçeler ise kamuoyunu tatmin etmiyor.
Bu hafta bilirkişi raporunu hazırladı.
Mahkemeye sunuldu.
Raporun olumlu olduğu, üretim başlayacağı müjdeleniyor.
Bu konuda bilgiler basına sızdırılıyor.
Bilerek veya bilmeyerek.
Ama rapor metni değişik kanallardan geliyor.
Zonguldak ne dersek diyelim. 2026 yılına resmen abandone olarak girdi.
Deyimi yerindeyse tuş olduk. Halen daha bu tuş durumu devam ediyor.
Sırtımız mindere değdi. Bakalım gelecek günler neyi gösterecek?
Bilemiyoruz. Bildiğimiz TTK işbaşı yapmalı.
Kamu madenciliği start almalı.
Üretim başlamalı. Kömür hammaddesi üretmeliyiz.
Bu kaos bitsin. Evet.
Zonguldak bir kaosu yaşadı. Gördü.
Halen daha devam ediyor. Bakalım bu hafta ne olacak?
Beş Şubat beklenecek mi? Belki iş mahkemesi erkene alır mı?
İnşallah diyelim.
TTK adına önümüzdeki süreç bakalım nasıl gelişecek?
Yeni bir yol haritası çizilecek mi? Herkesin çalışması gerekiyor.
Madenciler kaç gündür çalışmıyor.
Artık madenciler eğer işbaşı yaparsa işlerine sahip çıksın.
Madencilerin her gün yüzde on kısmı izinli veya istirahatli görünüyormuş.
Hangi kurum buna dayanabilir ki. Hiçbir kurum dayanamaz.
Madencilik sektöründe ve kamu madenciliğinde uzun süredir istirahatli olanlara karşın bir şeyler yapılmalı.
Gereksiz rapor. İstirahat alanlar kontrol edilmeli.
Çalışmayanlar ile yollar ayrılmalı.
TTK’ ya çalışacak.
TTK’ ya kömür üretecek madenciler gerekiyor.
Hazine nereye kadar verecek. Bu anlayış da artık son bulmalı, sona ermeli.
Bugün sonrası artık mekanizasyon sistemi tam ve yarı tüm havzaya yayılmalı.
Teknoloji gelmeli. Üretim artmalı.
Kurum yeniden milyon tonları fazlası ile geçmeli.
Kok kömürü ne olacak?
Kömür olmadan kok fabrikası kurulamaz.
Öncelik kömür üretmemiz. Sonrası ise kok fabrikası olmalı.
Kurum çok fonksiyonlu yol almalı.
Geniş havza. Geniş yüzölçümüne sahibiz.
Tamam derin kömür madenciliği yapıyoruz.
Zor bir işkolu. Gücü. Bunu biliyoruz.
TTK artık 2026 yılına daha güçlü girmeli.
Evet üretim durdu. Madenciler çalışmıyor.
Bu hafta zor hafta. Mahkeme kararına odaklanacağız.
Resmen bir ay kapalı kalacağız.
Bakalım mahkeme kararı olumlu / olumsuz.
Nasıl sonuçlanacak? Bilirkişi raporu çok ama çok önemli.
Gelelim sendika tarafına.
Bu üretim durma ve kapanma olayında sendika tarafı sessiz kaldı.
GMİS Genel başkanı Hakan Yeşil, süreci yürütemedi.
Kriz masası oluşturamadı. Kamuoyu oluşturmadı. Resmen film seyreder gibi seyretti.
Toplu sözleşme kadar sesini çıkartmadı.
Grev dediği günleri unutmayalım.
Belki o grev bugünün gündemini oluşturdu.
Grev konusunda GMİS yalnız kalmıştı.
Ortada kalmıştı. Direkten dönmüştük.
Neredeyse greve gidiliyordu. Tüm hazırlıklar yapılmıştı.
O günler unutulmadı.
Bugüne geldiğimizde sendika bekleyiş içerisinde.
Sessiz duruş hakim. Konuşmuyor, konuşulmuyor.
GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, sınıfta kaldı.
Başkan Yeşil’ e sömestr tatili yaramadı.
Bu iş çözülürse sendikanın en ufak dahli olmadan çözülecek.
Bu konuda herkes hemfikir.
Ayrıca bugün kurumun kapalı kalması adına termik santrallere kömür verilemedi.
Bazı üniteler çalışamadı.
Demir ve Çelik sanayinin talepleri karşılanamadı.
Yerli kömür üretimi sadece özel sektör ile talepler karşılanmaya çalışılıyor.
Yeterli olmuyor. İthal kömüre yol açılıyor.
Bunun sorumluluğunu kim üstlenecek, kim verecek?
Yazacak o kadar çok konu başlığı var ki. Hangi birini gündeme getirelim.
Tüm havzanın kapatılması, fişinin çekilmesi, gerçekten akıl tutulması yaşıyoruz.
TTK açılsın, üretim başlasın.
Yargı kararının olumlu sonuçlanmasını bekleyeceğiz. İnşallah diyelim.
Şimdilik nokta.