Zonguldak kent merkezi resmen boşalıyor.
Boşalıyor derken.Kimse yanlış anlamasın.
Nüfus dışarıya gitmiyor.Şehir merkezinin içi boşalıyor.
Bunu nereden çıkartıyoruz.
Birçok kamu kurum ve kuruluşu taşınıyor.
Taşındı.
Zonguldak valiliğine ziyaret adına günde tam (beş bin) 5000 kişi giriyordu.
Bu sayı bugün adına 1500 seviyelerine düştü.
Nereden nereye.
Zonguldak valiliği binamızdan İl Milli Eğitim müdürlüğü ayrıldı.
Milli Eğitim dahil diğer birimleri 69 ambarlarına taşındı.
Milli Eğitim resmen o bölgede eğitim kompleksi yarattı.
Tapu ve kadastro müdürlüğü veda etti.
Gerçi Tapu ve Kadastro ekibi şehrin son uç noktasına gitti.
Şehirden ayrılmadan son anda tutundu.
Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü gitti.
Bu önemli müdürlüklerin ayrılması ile Zonguldak valiliği önemli ölçüde küçüldü diyebiliriz.
Belki de rahatladı.
Bu müdürlüklerin hepsi 69 ambarları bölgesine taşındı.
Yeni modern hizmet binalarında görev yapıyorlar.
69 ambarları bölgesi artık değişik bir kamu kurum ve kuruluşların ambiyans oldu.
İlaveten 112 hizmet binası orada.
Türk Kızılay binası.Ağız ve diş sağlığı.
Sadece bu değil tabi ki.
Mobilyacılar devasa tesisleri ile orada.
Galericiler kooperatifi ise bu durumu görünce resmen ağlama edebiyatı yapıyorlar, boynu bükükler şarkısını söylüyorlar.
Vay giden servete vay..
Şimdi AFAD yeni hizmet binası inşaatı başlayacak.
2015 yılında projelendirilen, dönemin kudretli Valisi Sayın Ali Kaban’ın büyük özverisi ile hayata geçen.
Siyasetin büyük dama taşları bile ogün için pes demişti.
Şehrin menfaati olunca herkes seferber olmalı.
Geç de olsa olundu.
Tabi ki bu arada şehir merkezi boşalıyor derken.
Kamu kurum ve kuruluşlar için bu dediğimiz geçerli.
En son SGK yeni hizmet binasına taşındı.
Daha önce ağız ve diş sağlığı ayrılmıştı.
Bugün için ise SGK 69 ambarlarına geçti.
Hep il müdürlüklerinin ayrıldığını canlı görüyoruz.
Yakında İŞKUR gidecek.Başka var mı?Bilemiyorum.
Bildiğimiz bu boşalmalar ve taşınmalar kent merkezinin en işlek caddesini insan yoğunluğunu düşürdü.
Alışveriş durdu.Veya azaldı.Yoğunluk yok.
Valilik karşısı ve Gazipaşa caddesinde dolaşın.
Esnafları gezin.Buna pastaneler.
Çay ocakları.Alışveriş mağazaları dahil.
Ticaret çok düştü.
Kent merkezinde metrekareye düşen insan sayısı çok azaldı.
Memur ise ana caddede yok denecek kadar diyebilirim.
Bir de tüm bu durum vekonumlara Zonguldak’ın en büyük kuruluşu olan TTK’nın iki sahasının kapalı olmasını eklerseniz.
Tam 4250 madencinin çalışmaması, üretmemesi eklenince.
Yaprak kımıldamıyor.
Kent merkezi bu halde iken, kiralar ise aldı başını gidiyor.
Şimdi ana caddede kiralara bir bakarsak.
Yüz bin ile iki yüz bin arasında değişen zemin dükkanları görebiliyoruz.
Devasa binalar ise yarım milyonu geçiyor:
En son şehrin ikinci caddesi olarak adlandırılan cumhuriyet caddesinde yeni bir yapı aylık kirası 450 bin TL. ’den gittiği söyleniyor.
Önemli bir uluslararası markanın buraya yatırım yaptığı kira toplamında beş ile on yıllık peşin ödediği konuşuluyor.
Milyonlarca para ödeniyor.
Zonguldak bir taraftan altın cennet, bir yandan kent merkezi taşınıyor.
Şehir başka alanlara yayılıyor, kent merkezi trafik haricinde rahatlıyor.
Bunun yanında alışveriş çeşitleniyor.
Ama kent merkezindeki kiralar düşmüyor.
Aksine fahiş artıyor.
Peki esnaflar veya işverenler bu yüksek oranlı kiraları ödeyebilecek mi?
Para kazanabilecek mi?
Para kazanamayınca, kiralar ödenmeyince tüm sattıkları ürünlere fahiş zam yapıyorlar.
Bir örnek verirsem 500 lira olan bir imalat ürünü 1000 TL. ‘ye satılması bunun en canlı örneğidir.
Sonra ne oluyor dersek.
Zonguldak pahalı kent.
Olmuyor.
Olmuyor.
Zonguldak kamu kurum ve kuruluşlar örneğinde olduğu gibi şehrin belli noktalarına yayılmalı.
Lavuar alanı artık iş ve ticaret merkezi olarak adlandırılmalı ve cadde olarak tabir edilmeli
Merkezde yapılan yeni büyük ölçekli AVM tarzı işyeri ve çok katlı binalarda bunun en canlı örneğidir.
Bu dediğimiz yeni yapılacak ve daha projesini görmediğimiz vakıflar İşhanı ve merkez çarşısı için canlı geçerlidir.
Gerçi merkez çarşısın adına orta boşluk alan, yürüyüş yolu olarak düşünülürken , iptal edilmesi, insanların rahat dolaşabileceği alana bile dükkan tarzı işyerleri yapılması olmamış düşüncesindeyim..
Proje revize edilmiş ve çok dolu bir halde boğulmuş ve şişirilmiş deniliyor.
O muhteşem görseller dış cepheden çok güzel görünürken, içinin obezite bir görünüm olması, çirkin durumu yaratıyor.
Bakalım bitince nasıl olacak? Yayaların işkence çekeceği bir bina olmasın.
Yayaların rahat gezeceği ve keyif alacağı bir kompleks olmalı.
Bence diyelim.
Şimdilik nokta.