Komşu ilimizin bir çok güzelliği olduğu kadar,
Ayıları ile de meşhur,
Son günlerde aç kalan ayıların,
Şehir merkezlerine,
Köylere dadandığını duyuyoruz,
Bu ayılar zararsız!
Sadece karınlarını doyurmak istiyor,
Gelelim bizim aç ayılara!
Bunlar hiç bir şeyle doymuyor,
Adam kılıklı ayılar!
Şehir merkezi bitmiş köylere musallat olmuşlar,
Parsel parsel kucaklamışlar,
Gelsin dövizler...gelsin altınlar...
Ormanın içinde şahane kulübe,
Şarıl şarıl akıyır şelale ve dere....
Siyasetçisi, bürokratı götürüyor mangalı,
İçiyor ayranı,
Üstüne bir de kahve keyfi,
Açılıyor masaya dosyalar!
Kendilerine uymayanların üzeri çiziliyor,
Atanıyorlar en ücra köşelere,
Siyaset hayatlarını bitiriyorlar,
Bunlardan parti ahlakı da beklemeyin,
Bu aralar Gazipaşa caddesinin kaldırımlarını saymaya başlamışlar,
Vardır elbet akıllarında bir şeytanlık!
Dikkat edin!
Pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın,
Temelle ayı fıkrasına dönmesin işiniz,
Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler,
Kuklalarınıza da söyleyin!
Sonra çekilmesin ipleri,
Boşuna dememişler lodosun gözü yaşlı olur,
Ne diyelim...
Kastamonu ayılarıyla,
Zonguldak dingolarıyla meşhurlaştı.
ATASÖZÜ
Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.