Geçenlerde sosyal medyada bir video gördüm.
Uzak Doğu’nun bir ülkesinde, anayollarda yağmur suları yerin altında biriktiriliyor ve karayolu kenarlarına püskürtme yaparak buzlanma engelleniyor.
O videoya illa sizlerde denk gelmişsinizdir.
Alt yapı ne denli ilerlemiş, insana verilen değere bak derken…
"Biz de her yıl yağış anlamında aynı durumu yaşıyoruz.
Bu kadar suyu nereye bırakıyoruz?" diye içerlenmedim değil!
Yani kanalizasyonlardan denize ulaşıyor olması tatmin edici değil açıkçası…
Düşünsenize; Avrupa'da yollar, suları emiyor.
Sokaklarda, caddelerde, hatta otoyollarda bile suyun kafasına göre gitmesine bir şekilde engel oluyorlar.
Yolları mı doğaya entegre, doğayı mı yollara entegre etmeyi başarmışlar anlamadım gitti…
Oysaki biz, yıllarca aynı hatayı yaparak, suyun gidişine seyirci kalıyoruz.
Her yıl karlı kış günlerinde, o kar eridikçe yollar, adeta göletlere dönüyor.
Çukurlar, köstebek yuvalarında ilerliyoruz adeta dedirten cinsten…
Otoyollar bile su içinde kalıyor.
Kimse sesini çıkarmıyor, kimse bu duruma dikkat etmiyor.
Zonguldak'ta bile, yaz kış, her yağmur sonrasında halimiz içler acısı.
Hangi yol tıkandı?
Hangi cadde su aldı?
Aman kaldırımdan inerken dikkatli olayım, şu su birikintisi derine benziyor derken…
Bata çıka devam eden ulaşımlar…
O kadar alıştık ki suyun, içeri sızmasına, yolları çökertmesine.
Sadece kendimizi korumaya alır olduk!
Bu kadar su alan bir ülkeyiz de, biz neden hala suyun doğru şekilde yönlendirilmesi için bir çözüm bulamıyoruz?
Ağırlaşan hava koşullarının, çığ gibi büyüyen altyapı sorunlarının yanı sıra, belediyelerin, altyapı firmalarının da başını sokacak bir çözüm önerisi var mı?
Zonguldak başta olmak üzere tüm Türkiye ‘de yağmur ve kar suları, evleri, iş yerlerini basarken, bu soruların cevabı belki de gözümüzün önündedir.
Ama bizler hep "su akar, Türkler bakar" diye bakmaya devam ettiğimizden,
“Suyun akışını, yolları, sistemleri yönlendiren bir akıl daha olmalı” ‘ya bir türlü odaklanamıyoruz.
Biraz daha sorumluluk almadıkça, kar suyunun eridiği gibi şehirler de eriyecek.
Kendimizi, suyun önüne geçebilecek, engel olabilecek bir akıl bulmaktan alıkoymaya devam ettikçe, daha da kötü günlere gebe kalacağız!
Nasıl da yazık ediyoruz!...
Unutmadan;
Geleceğin savaşları petrolden değil sudan olacak…
Naçizane hatırlatma…