Zonguldak olarak 2026 yılına girdiğimiz günden bugüne çok sıkıntılı süreci TTK adına görüyoruz, yaşıyoruz.

TTK’ da üretim yok. TTK açık.

Kapalı değil.

Madencilerimiz işe gidip ve geliyor.

Tertipleri yapılıyor. İş gösterilirse yerine geliyor.

Memurlar çalışıyor. Mühendisler görevde.

Güvenlikçiler her daim sahada. TTK’da hayat devam ediyor.

Madencilerin ocak maaşı ödeniyor.

Rutin çalışma hayatı devam ediyor.

TTK’da çalışmalar dediğimiz gibi sürüyor.

Bununla birlikte herşey normal görünüyor.

Çalışma hayatı devam ederken.

Bir hayati öneme sahip eksiklik var.

Bu eksik kömür üretimi yok. Hepsi bu gibi görünüyor.

Tam dokuz bin çalışanı olan. Geniş bir havzada yol alan.

Böyle devasa bir kurum ana unsuru olan taşkömürünü üretmiyor.

Üretemiyor. Nerede?

Karadon ve Gelik bölgesinde.

Üzülmez’ de. Kozlu sahasında.

Armutçuk bölgesinde. Kömür üretemiyoruz.

Evet.

Çalışma bakanlığımızın müfettişleri kuruma kömür üretmemesi adına rapor sundular.

TTK için ana esas üretim amacı olan taşkömürünü üretemiyoruz.

İş güvenliği ve sağlığı adına olumsuz rapor tutuldu.

Konu yüce mahkemede. Duruşmalar devam ediyor.

Şubat ayı önemli. Birinci bilirkişi raporu olumlu alındı.

İkinci bilirkişi raporları hazır deniliyor.

Birinci raporlar basına sızdırıldı. İkinciler sızdıramadı.

Bunu olumlu işaret olarak görüyoruz.

Eğer sonuç adına menfi veya müspet nasıl şekillenirse ona göre karar verilecek.

Bizler müspet ( olumlu, pozitif) olmasını temenni ediyoruz.

Aksini bile düşünmek istemiyoruz. Bakalım raporlar nasıl gelişecek?

Mahkeme kararı önemli. İkinci raporlar yetecek mi?

Bir üçüncü istenmez inşallah diyorum.

Şubat ayı önemli, sonuçlar değerli.

Armutçuk duruşması ( Ereğli) 27 Şubat, diğer tüm havzanın duruşması ise ( Zonguldak) 5 Mart, yalnız bu duruşma bilirkişi raporları daha erken verilirse, itiraz süresi dolarsa erkene çekilebilecek.

Bakalım önümüzdeki hafta nasıl şekillenecek?

Hep beraber merakla bekliyoruz. Ne dersek diyelim zorlu süreç.

Ayrıca Ankara’da birçok alanda kurumun üst düzey yöneticileri ve sendikacılar görüşmelerde bulunduğunu biliyoruz.

Çözüm odaklı yapılan bu görüşmelere milletvekillerimiz, il başkanlığı ve siyaset kesimi büyük katkı veriyor.

Sayın Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu, yoğun uğraşı sergiliyor.

İnşallah çözülür. Çözülmeli.

GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, uzun süredir suskundu.

Sessizdi. Beklemedeydi. Neyse ki biraz kıpırdadı. Kendine geldi.

Zonguldak ayakta.

Basın olarak hepsi demeyelim, bizler teyakkuz halindeyiz.

STK’ lar ise peş peşe açıklamalar yapıyor.

Bu sıra Yeşil, başkan’ dan Zonguldak ve ülke madenciliği adına tehlikeli durum analizlerini görebiliyoruz.

GMİS Genel Başkanı ancak kendine geldi. Veya gelmeye başlıyor.

Biz buradayız deniliyor. Hele şükür dedik.

Gerçi bunun olması adına pekçok ağır eleştiriyi yaptık.

Yapmaya devam ederiz.

Görev sorumluluğu olanlar üzerine düşeni yapmalılar.

Bunun için GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil’i göreve çağırdık.

Sesli mesajını güçlü ver dedik. Neyse biraz kıpırdanma oldu.

Bakalım hele Şubat ayı adına önümüzü bir görelim.

Üretimi inşallah başlatırız. Ondan sonrası ise daha tehlikeli.

Geleceğimiz şekillenecek. Bakınız.

GMİS’ de önemle tehlikeyi işaret etti.

Ülke geneli birçok maden sahası üretimlerini durdurdu. İşçi çıkartıyor. Maaşlar ödenmiyor.

Soma’da termik santral üretimi durdurdu.

Tam altı ünite stop dedi. Zaten can çekişen bir durum vardı.

Termik santral kapasitesi 6x165 =990 mgw.

Yıllık tam on milyon ton kömür hammaddesi harcama kapasitesine sahip bir elektrik santralinden bahsediyoruz.

Kapandı, kapanıyor.

İki ünite oda zoraki şehir ısınmasına katkı verdiği için mecburi devam ediyor.

Termik santral bugün adına görünen iflas etti. Firma döndüremiyor.

Maden ocakları birer birer kapanıyor.

Maden işçileri çıkartılıyor. Bakalım bu durum nereye gidecek?

Soma can çekişirken, işçiler mağdur ediliyor.

Böyle devasa bir santral nasıl kapanır aklım almıyor.

ÇATES’ in üç katı büyüklüğünde. Eren Enerji’nin üçte biri hacminde.

Kötü yönetim, yatırım yapılmaması, modernizasyon sağlanmaması, ayrıca kazanılan gelirin başka yerlere aktarıldığı iddiası.

Bence enerji sektörünü bilmeyenlere termik santraller verilmemeli.

Soma’ da ki termik santrali AYDEM enerji’ nin alacağı konuşuluyor.

Yeni oyun kurucu ‘’AYDEM Enerji’’ olabilir mi?

Bir iki firma daha vardı adı geçen onlar bu durumu değerlendiremedi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımız Dr. Alparslan Bayraktar, son Soma ziyaretinde termik santralde inceme yapmıştı, sıcağı sıcağına yaptığı basın açıklamasında, Soma termik santralinde oyuncu değişikliğine gideceğiz sözlerini 5 Eylül 2025 tarihinde söylemişti.

Bakalım gelişmeler ne yönde olacak?

Bugüne gelirsek düşünebiliyor musunuz?

Termik santral stop diyor, madencilik ağır yara alıyor.

Maden işçileri ise mağdur ediliyor. Termik santral işçileri zaten mağdur.

Ne diyeyim bugün Soma örneğinin son durumunu verdim.

Bazı örnekleri canlı yaşıyoruz, görüyoruz.

Zonguldak’ a dikkat diyorum. Ve ekliyorum.

Eğer Zonguldak’ta üretim başlarsa.

Madencimiz çok ağır hasta olmadığı hallerde rapor almasın.

Keyfi rapor hiç alımasın.

Bakınız çok iyi bir doktor olduğu söylenen bir sağlıkçı, madencinin istek, talepleri adına, rapor verme nedeni ile mahkemeye çıktı. Tutuklandı.

Neden, madenci adı geçiyor. Yapmayınız, etmeyiniz, keyfi rapor almayınız.

İşinize, aşınıza sahip çıkın.

Yoksa işiniz ve aşınız yarın olmayacak.

Kendinizi düşünmüyorsanız, çocuğunuzu, ailenizi, şehrinizi ve geleceğinizi düşünün.

Kurumunuzu ve sendikanızı zorda bırakmayın. Sonrasını ise düşünmek bile istemiyorum.

Zonguldak için Şubat ayı çok önemli.

Son haftasına girilirken gelişmeleri nefes almadan takip ediyoruz.

Hayırlısı diyelim.

Mübarek ramazan ayında müjdeli haberler inşallah alacağız.

Devamına yazılarımız çok detaylı sürecek.

Şimdilik nokta.