Esnaf ve işin uzmanları hala şu sorunun cevabını arıyor:

“Bu ürünün KDV’si kaç?”

Çünkü bizim vergi sistemimiz bazen mali mevzuattan çok zeka testi gibi çalışıyor.

Örneğin bir pastaneye gittiniz, 1 kilo tatlı alıp çıkacaksınız. Bilin bakalım yüzde kaç KDV ödeyeceksiniz?

Bilmeniz için pastanenin oturma alanı olup olmadığını bilmeniz lazım! Eğer yok ise %1 KDV var ise %10 KDV ödüyorsunuz… Şaka gibi ama gerçek.

Belki diyebilirsiniz ki ben hep 50TL’lik alıyorum banane KDV’den 😊

İşte o iş maalesef öyle olmuyor. Aynı imalathaneden çıkıp tezgaha gelen bir tatlıyı 5 dükkan ileride, sırf oturma yeri yok diye %1 KDV den satan pastane, kilosu diğer dükkan da 1000tl iken 900tl den satabiliyor. İşte bu karmaşık durum aslında hepimizin cebine yansıyor ve de esnaflar arasında haksız rekabet yaratıyor…

Pasta aynı pasta…Ama oturduğunuz anda, hatta siz değil başkaları bile oturuyor olsavergi oranı sınıf atlıyor.

Belki ileride maliye yeni düzenleme yapar:“Pastanın meyvelimi yoksa çikolatalımı olduğuna bakarak bile KDV oranını belirleyebilir…

Benzer bir durum iş makinelerinde de var.

Aynı işi yapan iki makine düşünün…

Birinin kulesi 360 derece dönüyor diye KDV oranı başka. Paletli olunca başka…

Bir başka sanat eseri de konut KDV’si…

Alacağınız ev150 metrekareye kadar ise başka oran, 150metrekare üstü ise başka oran.

Yani 1 metrekare yüzünden vergi oranı 2 ye katlıyor. Hep merak etmişimdir bunlar kimin aklına geliyor…

Müteahhitlerin metreyle dansı da zaten buradan çıkıyor.

Koridoru daralt, balkonu küçült, duvarı kaydır…

Yeter ki o kutsal sınır geçilmesin.

Yakında emlak ilanlarında şu ifadeleri görürsek şaşırmam:

“150 metrekare huzurlu vergi dostu daire.”

Bazı sektörlerde ürünün ne olduğundan çok nasıl satıldığı önemli.

Bazılarında nerede tüketildiği…

Bazılarında hangi parçanın dönüp dönmediği…

Bazen insan düşünüyor:

Acaba vergi uzmanları arada oturup kendi aralarında eğleniyor mu?

“Arkadaşlar bu ürün yüzde 10 olursa fazla mantıklı olur, biraz karıştıralım kimse anlamasın.”

Çünkü sistem sadeleştikçe hatalar azalır kimse ceza yemez.Karmaşıklaştıkça yorum artar hata artar ve ardından cezalar gelir….Yorum arttıkça tartışma artar.En sonunda herkes birbirine şu cümleyi kurar: “Bunu bir mali müşavire soralım.”

İşin en trajikomik tarafı ise şu:Esnaf artık ürünün fiyatından önce KDV ihtimalini düşünüyor.

Çünkü bu ülkede bazen bir ürün aynı gibi görünse de ürün aynı ürün değildir.

Önemli olan nerede durduğu, nasıl satıldığı, kaç derece döndüğü ve kaç metrekare olduğudur.

Vergi sistemi elbette olacak.Devlet vergi toplayacak.Ama esnafın, vatandaşın ve hatta bazen işin uzmanlarının bile farklı yorumladığı ve anlamakta zorlandığı sistem, güven üretmez her daim sorun çıkarır. Bu nedenle vergi mahkemelerinde bu tür karmaşıklıklardan kaynaklı davalar bitmek tükenmek bilmiyor….

Ve galiba bizim vergi mevzuatında en bol üretilen şey de tam olarak bu:Kafa karışıklığı ve akabinde bitmeyen uzun süreçler…

Vergi mevzuatının sadeleşmesi umuduyla…

Saygı ve sevgilerimle…