Bunun cevabı aslında oldukça basit: Mevzuatın sık değiştiği her alanda hayır…

Örneğin bir işletme sahibi, sattığı ürünün KDV oranını öğrenmek için ChatGPT’ye soru sorabilir. Yapay zekâ bazen eski mevzuata veya güncelliğini yitirmiş kaynaklara dayanarak yanlış bir oran verebilir. Oysa KDV oranlarında yapılan bir hata, eksik vergi hesaplanmasına, vergi ziyaı cezasına ve gecikme faizlerine kadar uzanan sonuçlar doğurabilir.

Benzer bir durum sosyal güvenlik uygulamalarında da yaşanabilir. Bir çalışan emeklilik şartlarını öğrenmek için yapay zekâya başvurabilir. Ancak emeklilik sistemi yıllar içerisinde defalarca değişmiş, farklı sigorta başlangıç tarihlerine göre farklı kurallar getirilmiştir. Yapay zekâ eski düzenlemelere göre cevap verdiğinde kişi emeklilik tarihini yanlış hesaplayabilir, yanlış planlama yapabilir veya hak kaybına uğrayabilir.

Vergi teşvikleri de buna güzel bir örnektir. Bir yatırımcı veya işveren, yararlanabileceği bir teşviki yapay zekâya sorabilir. Ancak teşvikin uygulama süresi sona ermiş, şartları değişmiş veya belirli sektörlerle sınırlandırılmış olabilir. Bu durumda alınan bilgi teorik olarak doğru görünse de somut olay açısından tamamen yanlış sonuç verebilir.

Yapay zekâ bile zaman zaman hata yapabildiğini kabul ediyor. Bazen güncel olmayan bir veriyi güncelmiş gibi sunabiliyor, bazen soruyu eksik yorumlayabiliyor, bazen de istisnai durumları gözden kaçırabiliyor. İşte tam da bu nedenle yapay zekâya danışmak ile yapay zekâya dayanarak karar vermek arasında önemli bir fark vardır. Fikir aşamasında her zaman değerlendirilmelidir bu konuda hepimiz hem fikiriz. Fakat sahada gördüğümüz uygulamalarda özellikle vergi ve sgk konularında uzmanından görüş almadan yapay zekadan alınan bilgilerle uzmanına danışmadan bağımsız işlemler yapılmaya çalışıyor ve bazı sonuçlar olumsuz dönüyor. İşte bu nedenle karar aşamasında mutlaka sorunun uzmanlarından görüş alınarak hareket edilmelidir. Yoksa sonuçları yüksek maddi kayıplara neden olabilir.

Saygı ve sevgilerimle…