Loş bir hastane odası…

Duvarlar üstüme üstüme geliyor.

Duvarlar soğuktu anne …

Her taraf demir parmaklık…

Beni dışarı çıkarmıyorlar ki anne…

Başımda derin uğultular…

Elbiselerimi almışlar, saatimi de..

Üzerimde kefen misali bir önlük…

Saat kaç, bugün ayın kaçı oldu anne…

Başımda derin uğultular…

Soğuk duvarlar üstüme üstüme geliyor…

Ve hiç sigaram kalmamış…

Bir sigara versene anne…

***

Ellerim soğuktu anne !…

Yüreğim üşüyor sanki…

Üzerimde incecik bir önlük…

Duvarlar buz gibi soğuk…

Üşüyorum, titriyorum, ölüyorum anne !..

Sigaramı almışlar…

Hiç sigaram kalmamış…

Bir sigara versene anne…

***

Hülya öldü dediler, doğru mu anne…

Sahi öldü mü anne !..

Niye ölsün be anne !..

Hülya öldü dediler doğru mu anne !..

****

Ellerim soğuktu anne…

Duvarlar buz gibi soğuk…

Başımda derin uğultular…

Bu sesler ne, bu duvarlar niye böyle…

Üşüyorum, titriyorum, donuyorum be anne…

Elbiselerimi almışlar, saatimi de…

Ve hiç sigaram kalmamış…

Bir sigara versene anne…

****

Burda zaman belli değli…

Sakın bugün anneler günü olmasın anne…

Sen yoksun, niye öldün be anne !..

Dışarı çıkıp yanına gelemiyorum…

Çiçeğim yok ki, sana veremiyorum…

Ellerini öpeyim, toprağını öpeyim, ayaklarının altını öpeyim sevgili anne !..

Sen yoksun…

Ellerim buz gibi soğuk…

Üşüyorum, titriyorum, donuyorum be anne !..

Ve hiç sigaram kalmamış…

Bir sigara versene anne !..

****

Yıllar önce şehir merkezinde gördüğüm orta yaşlı bir adamın, yolda gördüğü yaşlı bir kadına sarılarak " Hülya öldü mü anne !" diyerek sarıldığına ve hıçkıra hıçkıra ağladığına tanık olmuştum.

Akli dengesini yitirmiş bir adamın, kimbilir hangi acıların eşliğinde bir anne arayışının öyküsüdür bu…

Bugün Anneler Günü…

Başta kendi annelerimiz olmak üzere, dünyadaki tüm annelerin günü kutlu olsun.

Erhan ÇAKMAK