TTK üretimden çekildi. TTK kapandı. Kimse kabul etmiyor.

Bugün adına üretim yok. Bakım var, tadilat var, onarım var.

Kurumun yeraltı ocağının yürümesi adına bazı madenci çalışan nöbetçilerimiz var.

Ve az da olsa çalışma hayatı sürüyor.

Kurumun süregelen süreç adına tam sekiz aydır kapanma ile ilgili rapor var deniliyor.

Mayıs ayından bugüne geçen süreç.

Kimsenin haberi yok. Bizim yok.

Siyasetçilerin yok. Kurumların yok.

Muhalefetin ise hiç yok. Sendikanın olması zaten düşünülemez.

Sendikanın böyle bir derdi zaten yok.

Basın bürosu yan gelip yatınca, ne işe yaradığı belli olmayınca.

Kamuoyuna gerekli duyuru basın kuruluşları dahil yapılmayınca.

Ne olacak? Koskocaman hiç.

Ve süreç sekiz ay sonra birden geldi ve çattı.

Önümüze düştü. TTK kapanıyor.

Pardon üretim duruyor.

Herkes kapanmıyor, üretim duruyor fikrinde.

Ne değişir? Soruyorum.

Üretim durdu mu? Durdu.

Kömür var mı? Yok. Stok var mı? Yok. Stok nerede?

Stok kelimesini kömür adına unutalı tam 25 yıl oldu.

Bugüne geldiğimizde zaten TTK rutin bir şekilde yol alıyor.

On bin çalışan diyelim. Moral bulalım.

Bunun yedi bin sayısında ki yan sanatlar dahil pano ayak işçisi.

Kazma ve kürek ile nereye kadar bu yol gidilecek?

Bilemiyoruz.

Geçtiğimiz hafta Kanal Z ekranında, ‘’Olaylara Bakış’’ (2009-2016 dönemi) TTK Genel Müdürü Burhan İnan’ı ağırladık.

Sayın İnan, diyor ki, kurum bir an önce ahşap direk olayını bıraksın, mekanik teknolojiye acil geçsin.

Tam ve yarı mekanizasyon sistemi tüm havzaya yayılmalı. Üretim odaklı geleceğimiz şekillenmeli.

Üretim adına prim sistemi yeniden düşünülmeli. Sendika daha duyarlı olmalı, geleceğini herkes belirlemeli.

Kendi adıma böyle anladım.

Ve bugün kurumun kömür pazarı. Her zaman derim.

Kömürün pazarlama sorunu yoktur diye.

Bunu ilk defa Dağdelen, genel müdür’ den duyduk.

Peşine İnan, genel müdürümüz aynısını söyledi.

Ama en büyük müşterilerimiz. Termik santraller.

Demir ve Çelik fabrikaları. Her iki kurum sektörleri bu konudan mustarip.

Üzgün. Hammadde güvenleri yok oluyor.

Termik santrallere kömür verilemeyecek.

Demir ve Çelik sanayisine kömür hammaddesi sağlanamayacak.

TTK için ben üretmiyorum deme lüksü var mı?

Yok.Ama şimdi önümüze iş güvenliği ve sağlığı çıkıyor.

Bugüne kadar bu denetleme raporundan çıkan sonuç adına hiçbir zaman sorun yaşamamışız.

Enerji kesintisi hiç yaşanmamış.

Peki bu müfettiş grubu ülkenin en büyük kamu maden şirketinin fişini neden çekti?

Hem de peş peşe tüm havzanın.

İki asra giden süreçte böyle bir şey hiç yaşanmamış.

Ve Zonguldak TTK üretimi durdu. Ne oldu bizim stratejik durumumuza.

Müfettişler raporu, durdurma kararını mülkü amirliğimize teslim etti.

Daha önce aynı durumu ÇATES’ in kapatılmasında yaşamıştık.

Tam altı aylık bir süreç sürmüştü. Belki de sekiz ay.

Tam bilemiyorum.

Bildiğim Zonguldak ekonomisi ve kömür sanayi o zaman önemli sarsıntı yaşamıştı.

Bugün çok büyük sarsıntıyı çok daha güçlü yaşayacağız.

Oluşturulan bilirkişi bugün itibarı ile ocaklara giriyor.

İnceleme sürecek.

Bakalım rapor ne olacak? Devam sağlanacak mı?

Yoksa kapanma devam edecek m?

Bilemiyoruz. Yargı süreci işliyor. Kayıplarımız çok büyük.

Tabi ki TTK adına kurumun zararı artık çok devasa oldu.

Bunu kimse konuşmuyor ama doğrusu bu.

Madencinin maaşını nasıl olsa hazine veriyor anlayışı hakim.

Bu durumda kolaycılığı getiriyor. Kurum çok yönlü ekonomik üretim çeşitliliği ile ayağa kalkmalı. Kaldırmalı.

Tam ve yarı mekanizasyon, prim sistemi, maden sanayinin ihtiyaçlarının karşılanması adına üretim, kok fabrikası, liman lojistiği ana başlıklarla sıralayabiliriz.

Güçlü bir kurum haline gelmemiz artık kaçınılmaz.

TTK büyük kazançlara imza atmalı. Yoksa bu halimiz ile gidişatımız çok zor.

Bugün adına madenciler yıllık izin, yakında ücretsiz izin, gruplular zaten dönüşümlü çalışıyor.

Belki maaş alınacak.

Ama yeraltı maaşı olmayacak, yani çalışma olmadığı için sade maaş ödemesi yapılacak.

Bunu vekillerimizin ifadelerinden anladık.

Sonuç olarak.

TTK’da üretim durdu.

Kömür hammaddesi verdiği kurumlar mağdur.

Bu durumu yetkililere ve ilgililere soruyoruz.

Herkes başının çaresine bakacak deniliyor.

Bu kadar kolay mı? Herhalde kolay. Bazı durumlar gözden çıkarılmış anlıyorum.

TTK için güven esası sona eriyor.

Bilirkişi raporu sonrası belki devam belki de artık kurum bazı bölgelerden çekilecek.

Peş peşe fiş çekilme durumu bunu işaret ediyor.

Kurumun geleceği belirsizliğini koruyor.

Acaba kısmen Allah korusun diyelim, TKİ modeline doğru yol alıyoruz.

Evet, kurum kapatılmayacak, peki ne olacak?

Bunun cevapları var mı? Sendika sormuyor.

Biz soralım. Var mı? Moralimiz bozuk, keyfimiz yok.

Şimdilik nokta.