Zonguldak maden şehri.
Kenti.
Kamu madenciliği ile başlayan süreç.
Daha sonra ise atıl sahalardaki kömür üretimi adına özel sektör madenciliği ile çeşitlendirilerek bugünlere geldi.
Her daim ve her zaman kamu madenciliği bu işin amiral gemisi olmuştur.
Patronu olmuştur.
Kamu madenciliğimizin ayağa kalkması adına yoğun uğraşı uzun zamandır sürüyor.
Emekli olanlar çok.
Bu sayı tabi ki kurumun yetişmiş iş gücünün eksilmesine büyük neden oluyor.
Alımlar ise yine de yoğun uğraşılardan sonra peyderpey sürüyor devam ediyor.
2006 yılı 1006 madenci, 2009 yılı 1500+1500 = 3000 gruplu madenci.
Daha sonra bu gruplu madenciler daimiye geçti.
Bu da bir kazanım oldu. 2018-2019 ise 1000+500= 1500 madenci.
2023 yılı ise 1000 +1000= 2000 madenci.
Bununla birlikte bazı alımlarında yapıldığını zaman dahilinde görüyoruz.
Son altı yılda ise ilave olarak 1500 sayısına yakın nitelikli, kalifiye ve yan sanatlar dahil birçok işçi ve memur çalışan alındı.
Bununda parça parça olmasına rağmen önemli rakam tuttuğunu görüyoruz.
Devasa bir kurumdan bahsediyoruz.
Söz ediyoruz. Ve iş gücü çok ağır.
Bugüne gelirsek teknolojik yatırımı maalesef tamamlayamamışız.
Bunu da gözlemliyoruz. Tam mekanizasyon sağlanamamış.
Havza artık tam mekanizasyon olsun diyor.
Tabi ki yatay damarlar tam mekanizasyona uygun.
Dikey damarlar ise yarım mekanizasyon olması gerekiyor.
Havzanın yeraltı kömür damarları hepsine uygun olmayabiliyor.
Günümüz çağında artık kazma ve kürek bırakılmalı.
Pano ayak işçisi olsun ama yüksek yüzdeli olmasın.
Kazma işçimiz olsun ama tam bağımlılık olmasın.
Çok büyük üretimleri sağlama adına tamamen teknoloji ağırlıklı üretim gerçekleşmesi gerekiyor.
Bunu başaran kömür işletmeleri var.
Daha dün Amasra bölgesindeydik.
Amasra A sahası ise artık tam mekanizasyon geçti.
En azından mekanizasyon sistemi artık Amasra A sahasında.
Ve güzel üretimlere imza atıyor. Daha da iyi olacaktır.
Amasra B sahası ise tam mekanizasyona geçti.
Bir nolu kuyuda dün törenle işbaşı yapıldı.
Üretim başladı. Günden tam 3000 ton kömür üretimi var.
Ve bu üretim hiç ayıklanmadan direk ÇATES’ e gönderiliyor.
Günde seksen kamyon. Ve hedefler bu yıl 1.250 000 bin ton.
Bu çalışma şuan 584 nitelikli madenci ile yapılıyor.
Gelecek yıl dört milyon ton. Ona göre istihdam artışı.
Tam mekanizasyon başarı olarak adlandırıyorum.
Günün gerçeği olarak görüyorum.
Zonguldak merkezde bazı özel kömür işletmeleri tam ve yarı mekanizasyona geçti.
Kömür nakli adına bant sistemine geçenler var.
TTK ocak içi bant sistemini tüm havzaya yayarsa o zaman üretim rakamlarını düşünemiyorum.
Gerçek üretim patlaması yaşanır.
Ocak içi taşımacılık adına vagon sistemi artık bırakılmalı..
Havzanın belli yerlerinde var ama sonlandırılmalı ve bant sitemi gelmeli.
Kurumun üretim patlaması ve özel sektöründe kendi ölçeğinde yapacağı üretimler, bölgemize gelen ithal kömüründe önünü önemli oranda keser.
Geçtiğimiz hafta televizyona canlı yayım yaptığımız TTK Genel Müdürü ( 2009-2016 ) Burhan İnan’ın şu sözleri çok önemli.
Bizim yazdıklarımızla örtüşüyor.
TTK artık tam mekanizasyona geçmeli. TTK artık ahşap direk işini bırakmalı.
Bazı yerlerde bu uygulama var, komple havza geneline yayılmalı.
Teknoloji heryerde olmalı. Madencilik olarak çalışma sistemi olarak prim sistemi yeniden gündeme gelebilir ve pilot bölgeler seçilerek denenebilir.
Randıman alınırsa ve madencimizin kaybı olmayacaksa, belki kazancı olacak. Denenebilir, denenmeli.
Bu prim sistemi tekrar gündeme gelebilir sözleri önemli ve değerliydi.
Tabi ki burada sendikanın da görüşü önemli oluyor. Evet görüşleri ne?
Bölgemizde yıllık kırk milyon ton kömüre ihtiyaç var.
Ve biz kömürün çok düşük rakamını sağlayabiliyoruz.
Milyonlarca ton üretimleri görmeliyiz.
Evet bu kısa girişten sonra gelelim bugün ki esas genel durumuza.
TTK kapandı. Üretim durdu. Madencinin geleceği belirsiz..
Peki genel durum ne? Birçok eksiklikler öne çıkıyor.
Ve kamu madenciliği iş güvenliği ve sağlığı adına biliyorum ki üst seviyede tedbir alıyor.
Peki ocaklar niye kapansın.
Geniş çerçeveli olumsuzluk raporundan bahsediliyor.
Birçok eksiklikler göze çarpmış. Peki bunlara itiraz yolu yok mu?
Her yapılan rapor kesin karar mı? İş durduruluyor.
Bıçak gibi üretim kesiliyor. Zaten ayakta zor duran bir kurumuz.
Bir günümüz bile bana göre heba edilmemeli.
Devamı ve sürekli zarar eden bir durum ve konum..
Bunun yanında kurumun her gün çalışanın yüzde on istirahatli olduğunu sayarsak.
Norm kadronun tamamlanması. Sendikadan beklenti ise çok büyük.
Sessiz kalmaması isteniyor ve bekleniyor.
Basın bürosunun ise kime çalıştığının belli olmaması.
Hakikaten GMİS basın bürosu ne işe yarıyor?
Yan gelip yatma yeri mi? Tatil durum ve konum devam ediyor.
O zaman maaş neden verilir ? Herhalde Genel başkanın tasarrufu.
Çünkü sendika haberi yerine, TTK haberi yerine, madencilik ile ilgili duyurular yerine, kar tatili haberleri atılması sizce ne derece etik, doğru, kararı ve tasarrufu sendika yönetimine bırakıyorum.
TTK kapatılıyor. Madenci süresiz izne ayrılıyor.
Geleceği belirsiz durumlar yaşanıyor.
Zonguldak ayakta. GMİS basın bürosu yaptıkları kar tatili fotoğraflarını servis ediyor.
Çok güzel. Ne kadar güzel. Aferin diyoruz. Tebrik ediyor ve kutluyoruz.
GMİS’ in morali yerindeymiş, bizim haberimiz yokmuş. Madem basın büronuz bir işe yaramıyor.
O zaman lav edersiniz olur biter.
Oradaki görevlileri vakıf veya benzeri yerlerde değerlendirirsiniz.
Kimseyi işsiz bırakmamış oluruz. Herkes çalışsın, kimseyi işinden etmeyelim.
GMİS’ de basın bürosu daha akıllı yol almalı. Profesyonel isimlerle yoluna devam etmeli.
GMİS’ i seven ve sahip çıkan çalışanlarla yürümeli.
Bence…..
Son olarak,
TTK’ ya sonuna kadar sahip çıkalım.
Tüm şehir ve bölge destek versin.
Kurumun yok olmasına göz yummayalım.
GMİS başta Genel Başkan Yeşil ve yönetim kuruluna, şubeler dahil, destek ve moral verelim.
GMİS’ de bu konuda sesini yükseltsin.
Madencilerimizin hakkını ve hukukunu savunalım. Çalışma hayatını sağlayalım.
TTK olmadan , Zonguldak olmaz. Herkese duyurulur.
Biliyoruz ki zarar hanemiz çok yüksek.
Bunun da düşürülmesi ve kabul edilebilir bir rakama gelmesi adına analiz bir yazıyı kaleme alacağız.
Şimdilik nokta.