Yerel yönetimler üzerinden tam 32 ay geçti.

Yılın bitmesine iki ay kaldı.

2027 Mart sonu tam üç yıl olacak.

Artık geri sayım başladı diyebiliriz.

Yerel seçimler adına önce genel seçim.

Sonra peşine yerel seçim.

Ülkemiz 2028’e ve peşine 2029 yılına hareketli girecektir.

Seçim havasına giriliyor.

2027 yılı bunun en hızlı adımlarının atılacağı yıl olacaktır.

Şunu da ilave edelim.

Bugün biz yerel yönetimleri yazacağız.

Gelinen nokta adına 2026 yılına kadar olan süreyi değerlendireceğiz.

Tabii ki en ince noktasına kadar değil.

Özet yapacağız.

2026 yılında birçok yerel yönetici, başkan ve yönetici soruşturma geçirdi.

Hâlen devam eden soruşturmalar ve adli davalar var.

Birçok büyükşehir, il ve ilçe başkan ve yöneticilerine yönelik soruşturmalar sürüyor.

Tutuklananlar var.

Serbest kalanlar var. Konutta gözaltılar mevcut.

Devam eden yargılamalar var.

Geriye dönen ve serbest kalan yerel yönetici başkan olarak bir tek Adıyaman Belediye Başkanı var diye biliyorum.

Tabii ki yerel yöneticilik artık çok da cazip değil.

Yerel yöneticilik ateşten gömlek diyebiliriz.

Çünkü o kadar çok soruşturma oldu ki…

Hangi birini sayalım?

İstanbul ile başlayan, ilçelere yayılan, sonra da ülke geneli yerel yöneticilere kadar yansıyan ve birçok ihbarla netleşen soruşturmalar bugün artarak devam ediyor.

Yüce yargıda davalar devam ediyor.

Herkes tabii ki tedirgin.

Herkes çekinceli.

En çok muhalefet partilerinin yöneticileri soruşturmaya konu oluyor.

Bunu da görüyoruz.

Tabii ki yerel yönetimler olarak ele alırsak, yerel yönetimleri kamu olarak da adlandırabiliriz.

Fakat seçilmiş yöneticiler başa geliyor.

Başkan ve meclis üyeleri seçiliyor.

Ve tabii ki demokrasi gereği halkın oylarıyla seçilen başkan tek yetkili oluyor.

Patron oluyor. Reis lakabını alıyor.

Şehir ve kent ona teslim ediliyor.

Yerel yönetimleri Zonguldak adına yorumlarsak, değerlendirecek olursak…

Geçen 32 ay.

Yerel yönetimlerde, İller Bankasından gelen payla hem memur hem de işçi maaşları ödeniyor.

İller Bankası katkısı olmasa yerel yönetimler ne yapar?

Batar mı? Ayakta kalır mı?

Zonguldak olarak düşünürsek, Zonguldak’ta yerel yönetici olarak efsane bir isimden söz edebilir miyiz?

Aklımıza gelen var mı? Yok.

Hepsi memur gibi çalıştı. Maaşlarını aldılar.

Tabii ki maaş denilince…

Bugün için başkanların seçim kampanyalarına bakıyoruz.

Beş yıllık maaşlarına bedel gibi durumlar olabiliyor.

O zaman, seçim masrafını karşılamayan maaşlara rağmen bir seçim yarışına neden girilir?

Burada aslında bir tuhaflık var.

Baştan olay çok daha net anlaşılıyor.

Sanki “kazan kazan” burada devreye giriyor gibi bir görüntü hâkim.

Yerel yönetimlerle devam edersek…

Kurumsal çalışma adına neler yapılıyor?

Belediyeler gerçekten düzgün çalışıyor mu?

Belediyeler her şeyimiz.

Suyumuz. Çöpler.

İtfaiye. Temizlik.

Say say bitmeyecek hizmetler.

Yollar, imar, altyapı ve üstyapı hizmetleri.

Sosyal çalışmalar. Cenaze ve defin işleri.

Var da var.

Böyle bir yerel yönetim çalışmaları maalesef çok da hakkaniyetli yürütülmüyor.

Birçok yerel yönetim borçlu.

Borç yükü çok. SGK ve vergi borcu.

Hazineye olan borçlar. İller Bankası kredileri.

Var da var.

Maaşlar ise ödeniyor.

Vergi ve sigorta adına ise pek çok sorun var.

Ödemeler yapılamıyor. Bununla birlikte maaşlar ödeniyor.

İkramiyelerde sıkıntı olabiliyor.

Mesailer ise verilmeye çalışılıyor.

Tabii ki emeğin karşılık bulması çok önemli.

Çalışanın ödemesi yapılmalı.

Borçla iş gücü ve emek karşılığı olmaz; yerine getirilmemiş sayılır.

O zaman işçiyi çalıştıramayız.

Memur ve kamu işçisi bir şekilde çalışır.

Yerel yönetimler derken…

Ülkemizde yerel yönetimler adına efsane bir başkanımızın şu sözleri çok önemli ve değerli:

“Yerel yönetimler kamuya ihtiyaç duymadan çalışmalı.

Hizmet yapmalı. Gelir ve giderini dengelemeli.

Güçlü yerel yönetim olmalı.”

Bu sözler benim için de geçerlidir.

Her zaman söylerim ve yazarım:

Güçlü yerel yönetim, güçlü şehir ve güçlü yerel basın.

Bu üçü bir arada olunca o şehrin sırtı yere gelmez.

Ve o deneyimli efsane başkan aynı zamanda açık öğretimin kurucusu, yüksekokul adına yeni nesli yetiştiren bir bilim insanı.

Bu konuda yeni nesil adına son 45 yıla damga vurmuş bir başkan ve değer.

Aynen böyle söylüyor:

“İktidarda da olsan, muhalefette de olsan, yerel yöneticilik yaparken güçlü belediye oluşturulmalı.

Halka hizmet etmenin de önü açılmalı.

Muhalefette bile olunsa, güçlü yerel yönetim olarak her projeye karşılık bulacağı için iktidarı yönetenler yardımcı olur, projeler karşılık bulur, değerlendirilir.

Yeter ki mali yapı halledilsin, maddi kaynaklar doğru yerde harcansın, güven esası oluşsun.

Hiç kimse hayır demez, diyemez.

Maddi kaynak olduktan sonra, hele ki projeler ülke ve halk yararına olursa hiç kimse hayır demez.

Aksine destek verilir, katkı sunulur.

Diyalogların karşılıklı sağlam olması tabii ki şart.”

Geçmişte yerel yönetimlerde işçi alımları için taşeron bir istihdam vardı.

Asgari ücretle karşılık buluyordu.

SGK ve vergi taşeron firma tarafından ödeniyordu.

Tabii ki siyaset yine alımları belirliyordu.

Şimdi ise bu sistem değişti.

Şirketleri yerel yönetimler kuruyor; istihdam adına işçi alımları buradan gerçekleşiyor.

Şirket üzerinden toplu sözleşme yapılıyor, SGK ve vergi ödemeleri gerçekleştiriliyor.

Her şey yerel yönetimlerin tasarrufunda.

Kadro ise şirket üstünde.

Bir tek maaşın en azından asgari ücretin çok üstünde olması çalışan için bir avantaj oluşturuyor.

Bugün yerel yönetimler şirket üzerinden kadroları oluşturuyor.

Yerel yönetici başkan ne derse o oluyor.

İŞKUR’a ise çok da ihtiyaç duyulmuyor.

Cezai şart ise bir şekilde hallediliyor.

Tabii ki ihtiyaç hasıl olursa gereken alımlar yapılsın.

Liyakat diyoruz; işin uzmanı alınsın, yüksek tahsile dikkat edilsin, gereksiz yere boşa alımlar olmasın.

Yerel yönetimde de gerçekten çalışma hayatı sağlansın.

Faydalı ve yararlı işlere imza atılsın.

Şehir olma adına kent kimliğinin içinin dolması için çok daha yüksek oktanda çalışılmalı.

Zonguldak’ta 25 yerel yönetim var.

Sekiz ilçe ve 17 belde.Her biri ayrı bir değer.

İlimiz adına önem arz ediyor.

İlçelerimiz bir kere kent olma adına eksikliklerini gidersin.

Gidermeli.

Mega kent.

Marka şehir.

Halkla bir arada olan yerel yönetimler. Halka verdikleri sözleri tutuyor mu?

Projeler hayata geçiyor mu? Sözde kalıyor mu?

Bunlar için ilimiz genelinde hangi ilçe ve beldeler karşılık buluyor?

Bunu da daha sonraki köşe yazılarımızda ayrıntılı değerlendirelim.

Yerel yönetimlerde 32 ay doldu, geri sayım başladı.

Mart 2027’de tam üç yıl oluyor.

Önce genel seçim, sonra yerel seçim.

Hazır mıyız?

Şimdilik nokta.