Sendikacı "höt"denince su koyvermez…

Sendika denilince Zonguldak'ta ilk akla gelen Genel Maden İşçileri Sendikası olduğundan konuya kısa bir açıklama ile başlayalım…

GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, Yönetim Kurulu Üyeleri İsa Mutlu, Tayfun Demir, Volkan Yıldız ve Ertan Kaya ile pekçok şube başkanı ve yakın arkadaşlığımız, dostluğumuz vardır.

Amenna…

Dolayısı ile bu yazı "kişiye" veya "kişilere" gönderme yapmıyor, genel çerçevesi ile bir değerlendirme olarak anlamak gerekiyor.

Sendikalar ve sendikacılar "göz önünde" kuruluşlardır.

Beğeneni olur, beğenmeyeni olur…

Seveni olur, sevmeyeni olur…

Eleştireni olur, eleştirmeyeni olur.

Özetle, sendikacılık zor zanaattır, ne var ki, gülü sevenin dikenine katlanması gerekir.

***

Gelelim, "höt" denince, "su koyveren" sendikacı karakterlerine…

Ya da "tavşan yürekli" sendika yöneticilerine…

Sendikacılık biraz yürek, biraz da cesaret ister.

Çıtkırıldım sendikacılık yapılmaz.

Elbette dünden bugüne sendikacılık anlayışı çok değişti.

Eskilerin vurdulu-kırdılı, marjinal veya ideolojik bakış açıları ile hak-hukuk kavramları yerine alenen işveren düşmanlığı yapan, kargaşa çıkarıp işyerlerine ve kamu mülklerine zarar veren sendikacılık anlayışının kalıntıları hala görülmüş olsa da, bu anlayış büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda…

Şimdinin sendika yöneticileri ve sendika üyeleri iyi biliyor ki, "işyeri" olmadan, "işçi" de olmuyor.

Bu nedenle işverene karşı çalışanın hakkını-hukukunu korumak tamam, ancak yeni sendikacılık anlayışında "işyerlerini korumak" da var.

***

Bilindiği gibi, sendikaların yöneticileri ve yetkili kurulları da diğer STK"lar gibi birkaç yılda bir yapılan kongrelerle, seçimlerle göreve geliyor.

Şu anda gündemde olan, yeni GMİS Genel Merkez yönetimini de belirleyecek olan taban delege seçimleri…

Bu seçimler ne olur?..

Elbette herşey olabilir…

Mevcut Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı yeniden de seçilebilir, ya da hepsi seçim kaybedip, yerlerine yenileri gelebilir.

Hiç kimse müneccim değil ki !…

İki seçenek de mevcuttur…

Ancak, tahminde bulunmak, isabetli veya isabetsiz tahminler yapabilmek her zaman olasıdır.

Şimdi bir örnek verelim…

Mesela, GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil"in karşısına, GMİS eski Genel Başkanı Eyüp Alabaş'ın "rakip" olacağı konuşuluyor.

Hakan Yeşil'i öteden beri en çok eleştiren gazetecilerden biriyim. Onun demokratik hoşgörüsünü her zaman takdir ederim.

Biri mevcut, biri eski iki genel başkanı kıyaslayalım.

Kişiliklerden söz etmiyoruz, her ikisinin kişiliğine sözümüz yok.

Sözümüz sendika yöneticiliği üzerine…

Bu konuda benim kişisel görüşüm şudur…

Hakan Yeşil, sendika genel başkanlığı bakımından en az 10 tane Eyüp Alabaş eder.

Yine kendi görüşüme göre Eyüp Alabaş, Hakan Yeşil'in karşısına aday olarak çıksa bile, bu kongreyi Hakan Yeşil fark atarak kazanır.

Ancak, Eyüp Alabaş'ın sendikal cesaretini de takdir etmek gerekiyor.

Seçime katılmak cesaret ister, aday olmak cesaret ister, kazansa da kaybetse de bu demokratik mücadeleyi vermek cesaret ister.

Öyle rüzgardan nem kapıp, "höt" deyinca "su koyveren" sendikacılardan değil galiba…

Erhan ÇAKMAK

YORUM EKLE

banner302

banner261

banner300

banner303

banner313

banner266

banner94

banner31

banner299

banner319

banner314